(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Daya, 08.08.1992 tarihli iş kazasında sürekli iş göremez durumuna giren sigortalı İ. 'na Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Yasanın 26/1. maddesi olup, işverenin rücu alacağından sorumluluğu ancak kasdı veya işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareket; veyahut suç sayılabilir bir hareketinin varlığı halinde mümkündür. Bir başka ifade ile, işveren sadece anılan maddede öngörülen sayılı ve sınırlı durumlarda rücu alacağından sorumlu olup, bu bağlamda kaçınılmazlıktan sorumlu değildir.
Somut olayda, Mahkemece hükme dayanak kılınan kusur raporunda; zararlandırıcı sigorta olayının vukuunda davalı işverene % 60 oranında kusur verilip % 40 oranında da kaçınılmazlığın etken olduğunun belirlenmesi karşısında; davalı işveren rücu alacağından bu oranda sorumlu olduğu gibi, sigortalının gerçek zarar tavanı da % 60 kusur payına göre saptanmalıdır. Hal böyle olunca, hükme dayanak kılınan 14.09.2004 günlü hesap raporundaki veriler aynı kalmak kaydıyla, anılan raporda davalının kusur oranı uygulanmaksızın öngörülen sigortalının maddi zararına, işverenin % 60 kusur oranının uyarı anmasıyla dış tavanın hesaplanması, bağlanan gelirler ve yapılan masrafların da % 60 kusur payına göre hesaplanacak miktarının ( dış tavan kontrolü de yapılarak ) tahsiline karar verilmesi gerekirken kaçınılmazlığın % 50'sinden işveren sorumlu tutularak fazla rücu alacağına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı işverenin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy