(4857 S. K. m. 73) (506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalı Kurumun 92.230.721.701. TL re'sen ek tahakkuk işlemiyle bunu onayan komisyonun 05.07.2004 günlü kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- SSK'nın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,
Dava; Kurum müfettişlerinin işyerinde yapmış oldukları 02.10.2003 tarihli yerel denetim ile kayıt ve belgeler üzerinde yaptıkları inceleme sonucu sürekli çalıştığı tespit edilen işçilerin çalışmalarının eksik olarak 30 günden az bildirilmesi nedeni ile eksik bildirilen günler için 1999/1-2003/9 döneminde Kurumca resen tahakkuk ettirilen ek prim ve gecikme zammı borcunun iptalini istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanunun 79. maddesinin 7 ve 8.fıkralarıdır. 4447 Sayılı Kanun ile 506 sayılı Kanunun 79. maddesine eklenen 2.fıkra hükmüne göre, Ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığı, ücret ödenmediği beyan edilen sigortalının otuz günden az çalıştırıldıklarını açıklayan bilgi ve belgelerin işverence prim bildirgelerine eklenmesi şarttır. Maddenin 3. fıkrasında ise bu kurala işverence uyulmaması halinde, Kurumca re'sen prim tahakkuk ettirilerek 80. maddeye göre tahsil edileceği hükmüne yer verilmiştir.
Maddenin açık ifadesi karşısında eksik çalışmaya ilişkin bilgi ve belgelerin prim bildirgeleri ile birlikte süresinde verilmesinin şart olduğunun anlaşılması karşısında, sözü geçen belgelerin yasanın öngördüğü sürede düzenlendiğini ispat külfeti işverene aittir. İşveren bu konuda noter veya resmi mercilerden alınmış yazı veya belgeler gibi doğruluğundan kuşku duyulmayan yazılı delillere dayanabilirse de, adi olarak düzenlenmiş veya sonradan oluşturulması olanaklı belge ve yazılar ile soyut tanık beyanlarına dayanarak iddiasını ispat etmiş sayılmaz. Somut olayda, davacının eksik çalışma olgusunu yerel denetim tarihinden sonra sigortalılarca kısmi çalışmaya dair verilen dilekçeler ve tanık ifadelerine dayandırmış olması karşısında yasal karinenin aksinin ispat edilmediğinin kabulü gerekir.
Ay içinde otuz günden az çalışma halinde bilgi ve belgelerin prim bildirgelerine eklenmesine dair yasal zorunluluk 4447 sayılı Yasa ile getirilmiştir. Yasanın yürürlük tarihi 01.01.2000 tarihinden önceki dönem için ise; İş Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca müfettiş raporları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olup, aksinin eşdeğer belgeler ile ispatlanamaması nedeniyle, bu dönemde sigortalıların tam ay çalıştığının kabulü gerekir.
Hal böyle olunca; sigortalılar Ferdi Tokmak ile Yılmaz Nalbant'ın başka yerlerde çalıştıkları süreler dışlanarak ve işyerinde ayda otuz gün çalışma kabul edilerek davacının sorumlu olacağı prim ve gecikme zammı hesaplanarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy