(3201 S. K. m. 3, 6) (506 S. K. m. 60) (HGK. 05.02.2003 T. 2003/21-790 E. 2003/61 K.)
Dava: Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile emekli maaşının kesildiği yerden devamına ve maaş tahsisinin 1. derecenin en üstü olan 12.kademeden yapılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ayşe Barutçu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından, Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Mahkemece uyulmasına karar verilen, Dairemizin önceki bozma kararı çerçevesinde; yurtdışında geçen hizmet süresinin 3510 gününü 2147 sayılı Kanuna, 1440 gününü 3201 sayılı Kanuna göre borçlanan ve yurtdışındaki çalışmasından önce Türkiye'de 2829 günlük sigortalı çalışması bulunan davacının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.02.2003 gün ve 2003/790-61 sayılı kararı ile 3201 sayılı Kanunun 4958 sayılı Kanunun 56. maddesi ile değişik 3. maddesi kapsamında anılan yasaya dayalı borçlanmasının geçerliliği için yurda kesin dönüş yapmış bulunması koşul değilse de; aynı yasanın 6. maddesi hükmüne göre yurda kesin dönüş yapmadıkça anılan borçlanması da gözetilerek kendisine yaşlılık aylığı bağlanması mümkün olmadığından; 01.05.1992 ile davacının yurda kesin dönüş yaptığı tarihi (Alman sigorta merciince kendisine malullük sigortasından tahsis yapıldığı 01.07.2000 tarihini) takip eden aybaşı olan 01.08.2000 tarihleri arasındaki dönemde; 3201 sayılı Kanuna dayalı borçlanması dışında sadece 2147 sayılı Kanuna göre borçlandığı yurtdışı hizmet süresi ile Türkiye'de geçen sigortalı çalışmaları gözetildiğinde, davacı; 506 sayılı Kanunun 60/A-b maddesi hükmünde öngörülen yasal koşulların gerçekleşmesi nedeniyle yaşlılık aylığına hak kazandığı gibi, davacıya; 3201 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında yurda kesin dönüşün gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşından itibaren anılan yasa gereği yapmış olduğu borçlanmaya bağlı olarak da, yaşlılık aylığında ilave artış yapılması gerekmekte olup, yanılgılı değerlendirme sonucu aksinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının silinerek yerine;
Davacı sigortalının 3201 sayılı Kanuna dayalı yurtdışı hizmet borçlanmasının geçerliliğine,
Davacıya; 01.05.1992 ile 01.08.2000 tarihleri arasındaki dönem için, sadece 2147 sayılı Kanuna göre borçlandığı hizmet süresi ile Türkiye'de geçen sigortalılık süresine göre; yurda kesin dönüşün gerçekleştiği 01.07.2000 tarihini takip eden aybaşı olan 01.08.2000 tarihinden itibaren de, 3201 sayılı Kanuna dayalı yurtdışı hizmet borçlanması da gözetilmek suretiyle davalı Sosyal Sigortalar Kurumunca yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,
2- Davalı Kurum harçtan bağışık olmakla, harç alınmasına yer olmadığına, dava dilekçesiyle yatırılan peşin harcın, karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine,
Sonuç: 3- 350.00 YTL maktu Avukatlık ücreti ile 77,54 YTL yargılama giderinin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine cümlesinin yazılmasına, gerekçenin de bu esasa göre düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 15.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy