(506 S. K. m. 26, 66)
Dava: İş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; bozmaya uyarak ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı Kurum Avukatı tarafından istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.10.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davacı adına Av. Nilgün H. ile karşı taraf adına Av. Gazanfer G. geldiler. Diğer davalı Celal Ç. adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi Ercan T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: İş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin, 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine yönelik davanın yargılaması sürecinde verilen kısmen kabule ilişkin ilk kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, davalıların tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilip, davacının gerçek zarar tavan hesabına yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle, hak sahibi eşin gerçek zarar tavan hesabında, ölen sigortalının muhtemel pasif yaşam döneminin hesaba katılıp katılmayacağının belirlenebilmesi açısından, Mahkemece, anılan ödemenin araştırılarak, yaşlılık aylığından dönüşen ölüm aylığı olduğunun anlaşılması halinde şimdiki gibi, aksi halde hak sahibi eş yönünden sigortalının pasif dönemi sonuna kadar maddi zarar hesabı yapılarak... tavan değeri belirlenmesi gereğine değinen bozma ilamı doğrultusunda yürütülen yargılama sonucunda, 506 sayılı Yasanın 66. maddesi uyarınca bağlanan gelirlerin rücuya tabi olmadığı gerekçesinden hareketle ve davalıların temyiz itirazlarının reddi nedeniyle davacı kurum yararına ilk hükümle oluşan usuli kazanılmış hak dahi gözetilmeksizin, davanın tümden reddine karar verilmiştir.
Dava konusu gelirler iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine, iş kazası ve meslek hastalığı sigortası kolundan bağlanan gelirler olup, anılan peşin değerli gelirlerin, işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına aykırı eylemiyle iş kazasının gerçekleşmesine etkide bulunan işveren veya kusurlu üçüncü kişilere rücu olanağı, 506 sayılı Yasanın 26. maddesindeki açık düzenlemenin tartışmasız sonucudur.
Davanın yasal dayanağının kendine özgü halefiyet ilkesi temelinde rücu olanağı vermesi ve tazmin sorumlusunun sigortalı veya hak sahiplerine ödemesi gerekenle sınırlı tazmin sorumluluğu nedeniyle, eldeki davada da hak sahiplerinin destekten yoksun kaldıkları dönem için gerçek zarar tavan değerlerinin tespiti gereği ortaya çıkmakta, sigortalının iş kazası sonucu ölmesi halinde muhtemel pasif yaşam dönemi için destekten yoksunluk hesabı yapılıp yapılmayacağı, bozmanın da konusunu oluşturan araştırmayı gerektirmektedir.
Yerleşik içtihatların gereği olarak, sigortalının sağlığında yaşlılık sigortası kolundan ödemiş olduğu primlerin yaşlılık aylığı bağlanmasına yeterli olduğu ve sigortalının ölümü nedeniyle hak sahiplerine, sigortalının hak etmiş olduğu yaşlılık aylığından dönüşen ölüm aylığının bağlanmış olması durumunda, sigortalının muhtemel pasif yaşam dönemi için hak sahiplerinin destekten yoksunluğundan söz edilemeyeceği için pasif dönemin tavan hesabından dışlanması gerekli olup, hak sahiplerine bağlanan ölüm aylığının yaşlılık aylığından dönüşen nitelikte olmadığının belirlenmesi halinde ise pasif dönemin de gerçek zarar tavan hesabına katılması gerekmektedir.
Dosya içeriğine katılan belgelerden, ölen sigortalının toplam 1971 gün sigorta pirimi ödenmiş gün sayısının bulunduğu ve hak sahiplerine bu süre gözetilerek 506 sayılı Yasanın 66/c maddesi uyarınca ölüm aylığı bağlandığı, anılan ölüm aylığı türünün ise gerçek zarar tavan hesabından pasif dönemin dışlanmasını gerektirmediği için, önceki bozma ilamı içeriğinde de belirtildiği üzere gerekli hesaplama ve tavan kontrolü yapılmak suretiyle karar verilmesi gereğinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Davacı Avukatı yararına takdir edilen 400.YTL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, 11.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy