(506 S. K. Ek m. 24/L, m. 80)
Dava: Davacı, 239.987.083.656. TL gecikme zammının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun ek 24/L ve 80. maddeleridir.
Davacı asıl borç olan soysal yardım zammını davalı Kuruma ödediğini, bu konuda uyuşmazlık bulunmadığını, Kurumca talep edilen 239.987.083.656 TL gecikme zammının ise yersiz olduğunu ileri sürerek aksine Kurum işleminin iptaline talep etmiştir.
Mahkemenin hükme esas kıldığı bilirkişi raporu, davalı Kurumun dosyada mevcut 08.02.2005 günlü cevabi yazısına dayanarak uyuşmazlık konusu 01.01.2000-31.12.2003 arası dönemde davacının Sosyal Sigortalar Kurumu Tahsisler Dairesi Başkanlığının ek olarak bildirdiği sosyal yardım zamlarının ödendiğini, aylık tahakkukların ise ödenmediğini, dava konusu gecikme zammının ise geç ödemeden kaynaklandığını belirterek Kurum işleminde yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varmıştır.
506 sayılı Kanunun Ek 24. maddesinin ( L ) bendinde sayılan kuruluşlardan ayrılarak malullük, yaşlılık ve ölüm aylığı bağlananlara ilk sosyal yardım zammı ödemesi Sosyal Sigortalar Kurumunca yapılarak durum ilgili kuruluşa yazı ile bildirilir ve bildirim tarihinden itibaren 1 ay içinde bu miktar defaten Kuruma ödenir. Müteakip aylarda ilgililere yapılacak ödeme için ayrıca kuruluşa bildirim yapılmaz. Geç ödeme halinde ise 506 sayılı Kanunun 80. maddesi gereğince gecikme zammı tahakkuk ettirilir.
Uyuşmazlığı madde hükmü çerçevesinde değerlendirmek gerekirse, 01.01.2000 ile 31.12.2003 tarihleri arasında gerçekleşen aylık sosyal yardım zammı tahakkuklarının hangi sigortalılara ait olduğu ayrı ayrı belirlenmeli, bu sigortalılar için madde hükmü gereğince Kurum tarafından hangi tarihte davacıya bildirim yapıldığı, yazılı bildirimin davacıya ulaşıp ulaşmadığı araştırılmalı, şayet ilk bildirim usulüne uygun şekilde davacıya tebliğ edilmiş ve buna rağmen müteakip aylar sosyal yardım zammı ödemeleri süresinde yapılmamış ise bu taktirde her ay için 6183 Sayılı Kanunun 51. maddesine göre gecikme zammı uygulanmalı, Kurumun çıkardığı borcun miktar olarak yasaya uygun olup olmadığı da ayrıca denetlenmeli; 80. maddede 4958 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin yürürlük tarihinden 31.12.2003'e kadarki dönem için yeni hüküm gözetilmelidir.
Mahkemenin yukarıda açılanan esaslar dahilinde araştırma yapılarak hüküm kurmak gerekirken, eksik inceleme sonucu davanın reddine karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açılanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy