(506 S. K. m. 25, 26) (1136 S. K. m. 164) (1086 S. K. m. 413)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş görmezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava; 22.11.2000 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 39 oranında sürekli iş göremez durumuna giren sigortalı işçi İbrahim Yol için Kurumca yapılan Sosyal Sigorta Yardımlarının 506 Sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca rücuan ödetilmesi istemine ilişkindir.
Maddi zarar hesabının; kaza tarihinde sigortalının fiili ücreti esas alınarak hesaplanması gerekirken, üç aylık prime esas ücretlerin ortalaması esas alınarak hesaplama yapılmış olması isabetsizdir. Kuşkusuz Mahkemece, sigortalının olay tarihindeki gerçek ücreti tespit edildikten sonra 08.11.2004 tarihli bilirkişi raporundaki hesap öğeleri aynen kalmak üzere, tespit edilecek ücretine göre gerçek zarar hesabının yapılması gereği unutulmamalıdır.
Rücu davaları halefiyet esasına dayandığından, hak sahibine tazmin sorumlularınca yapılan maddi tazminata yönelik ödemelerin sigortalının halefi olan Kurumun rücu alacağının dış tavanından düşülmesi gerekir. Sigortalı tarafından davalı işveren aleyhine açılan ve davalının kabulü ile sonuçlanan Çerkezköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/459-601 sayılı kararı ile 5.000.000.000.lira maddi tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Mahkeme kararı ile hüküm altına alınan miktarın sigortalının tespit olunan gerçek zararından aynen tenzili gerekirken rapor tarihi itibariyle güncelleştirme yapılarak 13.022.113.797 liranın tenzil edilmiş olması isabetsizdir.
Rücu davalarında faiz başlangıcı gelirler yönünden onay tarihidir. Kurumca sigortalıya bağlanan gelirlerin onay tarihi 21.09.2002 olup, gelirler yönünden bu tarihten faize hükmedilmesi gerekirken, 21.09.2001 tarihinden faize hükmedilmesi, keza kabul edilen miktar üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla harç ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy