(506 S. K. m. 130) (1475 S. K. m. 89) (4857 S. K. m. 92)
Dava: Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile aleyhine tahakkuk ettirilen toplam 6.464.779.370 lira borcun kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından, Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 15.07.2002 tarihli müfettiş raporundaki tespitler uyarınca, 2001 ve 2002 yıllarında dini bayramlarda işçilere yapılan ellişer milyonluk bayram yardımlarının sigorta primine esas kazanç olarak değerlendirilmesi ve bir kısım işçilerin 15 günlük deneme süresi sonrasında sigortalı işe giriş bildirimlerinin yapılması nedeniyle tahakkuk eden prim borcunun iptali istemiyle açılan davanın yargılaması sonucunda, bayram yardımı ödemelerinin süreklilik arz etmeyen, eşitlik esasına dayalı olarak yardım amaçlı ödemeler olduğu ve sigorta primine esas kazanç kapsamında değerlendirilemeyeceği, müfettiş raporu dışında, sigortasız işçi çalıştırıldığını kanıtlayacak herhangi bir belge bulunmadığı görüşüne yer veren bilirkişi raporu dayanak alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bir yasa veya sözleşme hükmüne dayanmaksızın, işverenin atıfeti niteliğini taşıyan ödemeler olduğundan, bayram yardımlarının prime esas kazanç kapsamında değerlendirile-meyeceğine ilişkin yaklaşımda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Sigorta müfettişi tarafından, sigortalılık başlangıçları, 15 günlük deneme süresi sonrası yapıldığı belirlenen işçiler ile işe girişinin geç bildirildiği belirtilen işçi nedeniyle re'sen tahakkuku yapılan primlerin iptali ise eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 506 sayılı Kanunun 130. maddesi hükmüne göre, Kurum müfettişi tarafından usulünce düzenlenmiş tutanaklar, aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanıncaya kadar geçerli belgelerdendir. Anılan maddede 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle de sigorta müfettişlerinin bu kanunun uygulanması bakımından İş Kanununda belirtilen teftiş, kontrol ve denetleme yetkisini haiz bulundukları öngörülerek bu yönde İş Kanununun 89.maddesine (4857 sayılı Yasanın 92. maddesi) yollamada bulunulmakla, geçerli biçimde düzenlenen tutanakların aksinin eşdeğerde delillerle ispatlanması gereğine ilişkin ilke aynen muhafaza edilmiştir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş müfettişi tarafından işyerinde yapılan denetim sonucu tespit edilerek Sosyal Sigortalar Kurumu'na bildirilen sigortalı çalışma başlangıcının geç bildirilmesi durumunun, raporda adı geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaları nedeniyle prim tahakkuku yoluna gidilen sigortalıların Kurum nezdindeki sigortalı özlük dosyaları getirtilerek, davacıyla çalışma ilişkilerinin kayıtlara yansıma oranı ile Kurum işlemlerine konu tahakkuk dönemlerinin ayrıntılı karşılaştırmasının yapılması, müfettiş raporu içeriğindeki tespitlerin dayanağı kayıtlarla tarafların konuya ilişkin sunabilecekleri tüm kayıtlar getirtilerek, gerektiğinde adı geçenlerin beyanları ve konunun vazgeçilmez ve devredilemez nitelikteki sosyal güvenlik hakkıyla doğrudan ilgisi nedeniyle gerek görüldüğünde re'sen yapılacak araştırma ve incelemeyle toplanacak kanıtların birlikte değerlendirilmesi sonucunda, adı geçen sigortalıların sigortalılık süreleriyle ilgili eksik bildirimde bulunulup bulunulmadığının tespiti gereği gözetilmeksizin, yukarıda sıralanan ilkeler ışığında inceleme içermeyen soyut düzeydeki bilirkişi raporuyla sonuca varılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy