(506 S. K. m. 130) (4857 S. K. m. 89, 92)
Dava: Davalı Kurum işleminin iptali ile aleyhine tahakkuk ettirilen toplam 15.439.566.207 lira borcun kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı Avukatınca istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29.03.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davalı adına Av. Mahmut Ballı ile karşı taraf adına Av. Alpaslan Sel geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 15.07.2002 tarihli müfettiş raporundaki tespitler uyarınca, 2001 ve 2002 yıllarında dini bayramlarda işçilere yapılan ellişer milyonluk bayram yardımlarının sigorta primine esas kazanç olarak değerlendirilmesi ve bir kısım işçilerin 15 günlük deneme süresi sonrasında sigortalı işe giriş bildirimlerinin yapılması nedeniyle tahakkuk eden prim borcunun iptali istemiyle açılan davanın yargılaması sonucunda, bayram yardımı ödemelerinin süreklilik arz etmeyen, eşitlik esasına dayalı olarak yardım amaçlı ödemeler olduğu ve sigorta primine esas kazanç kapsamında değerlendirilemeyeceği, müfettiş raporu dışında, sigortasız işçi çalıştırıldığını kanıtlayacak herhangi bir belge bulunmadığı görüşüne yer veren bilirkişi raporu dayanak alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bir yasa veya sözleşme hükmüne dayanmaksızın, işverenin atıfeti niteliğini taşıyan ödemeler olduğundan, bayram yardımlarının prime esas kazanç kapsamında değerlendirilemeyeceğine ilişkin yaklaşımda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Sigorta müfettişi tarafından, sigortalılık başlangıçları, 15 günlük deneme süresi sonrası yapıldığı belirlenen işçiler ile işe girişinin geç bildirildiği belirtilen işçi nedeniyle re'sen tahakkuku yapılan primlerin iptali ise eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 506 sayılı Kanunun 130. maddesi hükmüne göre, Kurum müfettişi tarafından usulünce düzenlenmiş tutanaklar, aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanıncaya kadar geçerli belgelerdendir. Anılan maddede 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle de sigorta müfettişlerinin bu kanunun uygulanması bakımından İş Kanunu'nda belirtilen teftiş, kontrol ve denetleme yetkisini haiz bulundukları öngörülerek bu yönde İş Kanunu'nun 89. maddesine (4857 sayılı Yasanın 92. maddesi) yollamada bulunulmakla, geçerli biçimde düzenlenen tutanakların aksinin eşdeğerde delillerle ispatlanması gereğine ilişkin ilke aynen muhafaza edilmiştir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş müfettişi tarafından işyerinde yapılan denetim sonucu tespit edilerek Sosyal Sigortalar Kurumu'na bildirilen sigortalı çalışma başlangıcının geç bildirilmesi durumunun, raporda adı geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaları nedeniyle prim tahakkuku yoluna gidilen sigortalıların Kurum nezdindeki sigortalı özlük dosyaları getirtilerek, davacıyla çalışma ilişkilerinin kayıtlara yansıma oranı ile Kurum işlemlerine konu tahakkuk dönemlerinin ayrıntılı karşılaştırmasının yapılması, müfettiş raporu içeriğindeki tespitlerin dayanağı kayıtlarla tarafların konuya ilişkin sunabilecekleri tüm kayıtlar getirtilerek, gerektiğinde adı geçenlerin beyanları ve konunun vazgeçilmez ve devredilemez nitelikteki sosyal güvenlik hakkıyla doğrudan ilgisi nedeniyle gerek görüldüğünde re'sen yapılacak araştırma ve incelemeyle toplanacak kanıtların birlikte değerlendirilmesi sonucunda, adı geçen sigortalıların sigortalılık süreleriyle ilgili eksik bildirimde bulunulup bulunulmadığının tespiti gereği gözetilmeksizin, yukarıda sıralanan ilkeler ışığında inceleme içermeyen soyut düzeydeki bilirkişi raporuyla sonuca varılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalı avukatı yararına takdir edilen 400,00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, 29.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy