(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla hizmet ve haklarının ve sigortaya ödenmesi gereken Sosyal Güvenlik Primlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 506 sayılı Yasanın 79. maddesinde yer alan, Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Düzenlemesi, zorunlu sigortalılığı gerektirir çalışma ilişkisi içerisinde geçmesine karşın sigortalılık hakları yönünden gerekli bildirimleri yapılmayan çalışanların, hizmet sürelerinin sosyal güvenlik hakları yönünden tespitine olanak vermekte olup; dava dilekçesindeki işçilik haklarının tespiti istemini içerir ifadeler yanında, ...müvekkilimin sosyal güvenlik primleri ödenmediği gibi bu konudaki tüm başvurular sonuçsuz kalmış ... sosyal güvenlik haklarımızın tespiti için bu davanın açılması zorunluluğu doğmuştur. ... ve sigortaya ödenmesi gereken sosyal güvenlik primlerinin tespit edilmesini, isteyen yazım ile, hizmet tespiti davası yönünden yasal hasım konumunda bulunan Sosyal Sigortalar Kurumu'na da husumet yöneltildiği yönleri yanında, sigortalılık süresinin tespiti istemini içerir davaların kamu düzenine ilişkin niteliği de gözetilerek yapılacak değerlendirmeyle sonuca varılması gereği gözetilmeksizin, davanın salt işçilik haklarının tespitine yönelik dava olarak değerlendirilip, bu durumda da hukuki yarar yokluğundan bahisle red kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy