(2829 S. K. m. 3) (1086 S. K. m. 388, 389)
Dava: Davacı, Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına ilişkin işlemin iptali ile prim borcu olmadığının tespitine ve 21.01.2001 tarihinden geçerli olmak üzere Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık aylığına hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 25.12.1989 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı sayılmaya ilişkin Bağ-Kur işleminin iptaliyle, Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan 21.01.2001 tarihli başvuruya dayalı olarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemli davanın yargılaması sonucunda; iddia konusu dönem içerisinde kalan ve 506 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalılığıyla çakışan bir kısım Bağ-Kur sigortalılık süresinin iptali sonucuna varıldığı halde, Bağ-Kur sigortalılığının iptaline ilişkin davanın reddi yönünde hüküm kurulup; davacının geçerli sayılan Bağ-Kur sigortalılık süresine ilişkin prim borcunu ödeyip başvurması halinde Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan bu başvuruyu izleyecek ay başından itibaren aylık bağlanması gereğinin tespiti yönünde, şarta bağlı ve infazda tereddüt yaratacak nitelikte hüküm kurulmuş olması ve yargılama giderlerinden sorumluluk ile vekalet ücretine hükmederken de, davalılar yönünden gerçekleşen red durumlarının gözetilmemiş olması isabetsiz görülmüştür.
Öte yandan kararın; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388 ve 389. maddelerinde tanımlanan unsurları taşıması ve iki tarafa tahmil ve bahşedilen haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılması yasal gereğine karşın, dava tarihi itibarıyla taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunda, mevcut duruma göre infazı kabil bir karar verilmesi gereğiyle bu kapsamda, davacının 2829 sayılı Yasanın 3. maddesindeki tanıma uygun ...emeklilik keseneği veya malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi... ödenmiş birleştirilebilir Bağ-Kur sigortalılık süresi bulunmadığı yünü dahi gözetilmeksizin yaşlılık aylığı yönünden 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılık süresinin de hesaba katılmış olması; kararın gerekçe kısmında da belirtildiği üzere çakışan bir kısım Bağ-Kur sigortalılığı ve buna göre prim borcunun iptali sonucuna varıldığı halde, hüküm fıkrasında bu yönden çelişik hüküm kurulurken, kısmen kabule karşın, yargılama gideri ve vekalet ücretinden tarafların sorumluluğu konusunda usul hükümlerinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy