(506 S. K. m. 24)
Dava: Davacılar, 27.06.1995 tarihinden itibaren gelir bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava; iş kazası sonucu 23.04.1995 tarihinde ölen sigortalının anne ve babasına 506 sayılı Kanunun 24. maddesine göre gelir bağlanması talebine ilişkindir.
506 Sayılı Yasa'nın 24. maddesi uyarınca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının anne ve babasına gelir bağlanabilmesi için, anne-babanın, sigortalının ölümünden önceki tarihlerde ekonomik ve sosyal bakımdan muhtaç olmaları ve sigortalının yardımına gereksinimlerinin bulunması ve giderek bu ihtiyaçların ağırlıklı şekilde anılan sigortalı tarafından karşılanmakta olması zorunluluğu vardır. Diğer bir anlatımla, sigortalı, sağlığında muhtaç durumdaki ana babasının geçimlerini, sürekli ve düzenli olarak günlük gereksinimlerine yetecek nitelik ve önemdeki yardımlarla sağlamış olmalı, onun ölümü ile de ana-baba bu destekten yoksun kalmış bulunmalıdır.
Somut olayda; bekar olarak 19 yaşında vefat eden sigortalının babasının SSK emeklisi, annesinin ev hanımı olduğu, taşınmazlarının bulunduğu ve davacıların köyde ikamet ettikleri, sigortalının kısa bir süre sigortalı çalışması nedeniyle sağlığında anne ve babasının geçimini sürekli ve düzenli olarak temin ettiği tespit edilemediğinden, 506 sayılı Kanunun 24. maddesindeki gelir bağlama koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki; 4958 sayılı Kanunun 35. maddesi ile 506 sayılı Kanunun 24. maddesinin 1.fıkrasının değiştirilmiş ve geçimi sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen ibaresi madde metninden çıkarılmış ve yerine sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ibaresi konmuştur. Sosyal güvenlik hakkı kamu düzeniyle ilgili olup sigortalılar lehine düzenlenen bu yeni kuralın eski olaylara da uygulanması gereklidir. Sigortalının annesi Gülferah'ın sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin 4958 Sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile gelir almaya hak kazanan davacı anneye, 4958 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 06.08.2003 tarihini takip eden aybaşından itibaren gelir bağlanmasına karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde 07.09.1995 tarihinden itibaren gelir bağlanmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Hüküm fıkrasında bulunan 07.06.1995 tarihinin silinerek yerine 01.09.2003 tarihinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, oyçokluğu ile, 19.12.2005 gününde karar verildi.
KARŞI OY:
Ölüm tarihinde yürürlükte olan hükme göre hak sahibi anne yönünden de davanın reddine karar verilmelidir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy