(1479 S. K. m. 79, Geç. m. 19, 23)
Dava: Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ayşe B. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, hukuki nitelikçe; davacının; 02.08.1990 tarihinde başlayan 1479 sayılı Kanun kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılığının geçerliliğinin tespiti istemine ilişkindir.
1479 sayılı Kanunun isteğe bağlı sigortalılığa ilişkin düzenlemeyi içeren 79. maddesinin; önce 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, sonrasında 4956 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki hükmünde; isteğe bağlı sigorta primlerinin isteğe bağlı ödenmemesi; sigortalılığı sona erdiren yasal bir neden olarak öngörülmemişse de; anılan maddede 04.10.2000 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 25. maddesiyle yapılan değişiklikte,ard arda üç ay prim ödenmemiş olması isteğe bağlı sigortalılığın son prim ödeme tarihi itibariyle sona erdiren yasal bir neden olarak belirtilmiştir. Yine; 04.10.2000 tarihi öncesindeki isteğe bağlı sigortalılık dönemine ilişkin olarak prim borcu bulunanlar yönünden aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 2. maddesi, 04.10.2000 tarihinde 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olanların, isteğe bağlı sigortalılığının, bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yayımlandığı tarihe kadar birikmiş tüm prim borçlarını, Kanun Hükmünde Kararname'nin yayımı tarihini takip eden 6 ay içinde ödemeleri şartıyla devam ettirileceği, bu şartı yerine getirmeyenlerin sigortalılıklarının ise, son prim ödeme tarihi itibariyle sona erdirileceği hükmünü içermekte ise de, anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin tüm hükümleriyle Anayasa Mahkemesinin 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe giren 26.10.2000 günlü kararı uyarınca iptal edilmiştir.
Dava konusu somut olayda; 02.08.1998 tarihinde, 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olan davacının 15.03.1991, 31.07.1991, 15.04.1992, 07.04.2002 günlü prim ödemeleri sonrasında da, 619 sayıl Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinden önceki dönemde, anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 2. maddesi kapsamında 06.12.2000 ve 30.03.2001 tarihlerinde prim ödemesinde bulunması karşısında; iş bu prim ödemelerinin karşılığı süre, gerekirse bilirkişiden de mütalaa alınmak suretiyle belirlenerek davacının bu süredeki isteğe bağlı sigortalılığına geçerlik tanınmalıdır.
Her ne kadar 1479 sayılı Kanuna 03.07.2001 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 4692 sayılı Kanunla eklenen geçici 1. maddenin 2. fıkrası 1479 sayılı Kanuna göre 04.10.2000 tarihinden önce isteğe bağlı sigortalı olanların bu sigortalılıklarının 30.06.2001 tarihine kadar birikmiş tüm prim borçlarını, bu tarihten itibaren 6 aylık süreye ilişkin prim borçlarıyla birlikte 31.12.2001 tarihine kadar ödemeler şartıyla devam ettirileceği hükmünü içermekte ise de, davacının anılan geçici madde kapsamında, 30.03.2001 ile 25.03.2004 tarihleri arasında her hangi bir prim ödemesi bulunmamaktadır.
Yine; 1479 sayılı Kanunun 79.maddesinde, 4956 sayılı Kanunun 33.maddesiyle yapılan ve 08.08.2001 tarihi itibariyle yürürlüğe yasal düzenleme ile de sigortalının toplam borcunun 3 aylık prim ve ceza davasından fazla olması, isteğe bağlı sigortalılığın, sigortalının daha önce ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle sona erdirilmesi nedeni olarak öngörülmüş olup, somut olayda da; 25.03.2004 tarihi ve sonrasında Kuruma yaptığı prim ödemeleri gözetilerek 01.03.2004 ile 31.01.2005 tarihleri arasındaki dönemde, Kurumca 1479 sayılı Kanuna tabi isteğe bağlı sigortalı kabul edilen ve 19.06.2003 tarihinde yeniden isteğe bağlı sigortalılık talebinde bulunan davacının 30.03.2001 tarihi sonrasında 25.03.2004 tarihine kadar ki sürede prim ödemesinde bulunmaması karşısında 1479 sayılı Kanunun 79. maddesinde 4956 sayılı Kanunla yapılan değişiklik kapsamında, davacının isteğe bağlı sigortalılığı; daha önce ödediği primlerin, yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde tam olarak karşılığı olan ayın sonu itibariyle sona ereceği gibi, yasal süresi içinde Kuruma başvurusu ve prim ödemesi bulunmayan davacının, mahkemenin kabulünde olduğu üzere 4956 sayılı Kanunla 1479 sayılı Kanunla eklenen geçici 19. maddesi hükmü ile geçici 23. maddesi hükmünden yararlandırılması da mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın tümüyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açılanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy