(1479 S. K. m. 26)
Davacı, Bağ-Kur sigortalılığının 05.01.1999 tarihinde sona erdiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; davacının Terziler Oda Kaydının sona erdiği 05.01.1999 tarihinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanaklarından bulunan 1479 Sayılı Kanunun 24. maddesi hükmüne göre; kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlar anılan kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olup, aynı Kanunun 25. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde gelir vergisi mükellefi olanların mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanların Esnaf ve Sanatkarlar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki üye kayıtlarının silindiği tarihten itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalılıklarının sona ereceği öngörülmektedir.
Öncelikle, davacının gelir vergisi mükellefi olup olmadığı araştırılmalıdır. Gelir vergisi, meslek kuruluşu ve Esnaf ve Sanatkarlar sicili kayıtlan, sigortalıların gerek kendi nam ve hesabına kazanç temini için bağımsız çalışmalarının varlığı ve başlangıcı, gerekse sona erdiği tarih bakımından yasal karine teşkil etmekte olup, aksinin taraflarca ispatının mümkün olması dikkate alınarak, davacının kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının bulunup bulunmadığı hususu re'sen araştırılmalıdır.
Kurum, davacının oda kaydının silinmesine dair 05.01.1999 tarihli oda kararma adının sonradan eklendiğini tespit ederek oda kaydının devam ettiğinden bahisle davacının sigortalılığını devam ettirmiştir. Oda kaydı üzerinde tahrifat olup olmadığı uzmanlığı gerektirdiğinden, bu konuda uzman bilirkişiden rapor alınmalı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy