(2926 S. K. m. 3, 6, 10, 36) (1086 S. K. m. 74, 388, 389)
Davacı, 01.05.1994 tarihinden geçerli olmak üzere 2926 sayılı yasa gereğince Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirttiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Şerafettin Özyürür tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, ürün bedelinden yapılan tevkifatlar nedeniyle 01.05.1994 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım-Bağkur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeğe elverişli değildir.
Davacının, 1994, 1995, 1996, 1997, 1998, 1999, 2000 ve 2001 yıllarında sattığı tütün bedellerinden tevkifat yapıldığı anlaşıldığında bu yıllara ilişkin olarak 2926 Sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil ve tespitinde herhangi bir isabetsizlik yoktur. Ancak, davacının bundan sonraki dönemde yani 2002, 2003, 2004 ve 2005 yıllarında ürün teslimat ve/veya tevkifatı bulunmadığı dikkate alınmak suretiyle, 2926 Sayılı Yasa kapsamında tarımsal faaliyetinin bulunup bulunmadığının usulünce araştırılması gerekirken, araştırılmamıştır. 2926 Sayılı Kanunun 3/b, 6, 10 ve 36 maddeleri çerçevesinde gerekli inceleme ve araştırma yapılarak davacının nerede oturduğu, kendi mülkünde veya miras yoluyla elde tetiği mülkte mi yoksa ortaklık yada kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde mi tarımsal faaliyette bulunduğu; tarımsal faaliyete ara verip vermediği, hangi tür ürünler ektiği, ne kadar ürün elde ederek nerelere sattığı, ürün teslimlerinden Bağ-Kur prim tevkifatı yapılıp yapılmadığı, traktörü ve hayvanı olup olmadığı, şayet, varsa kooperatif kaydının başlangıç ve bitiş tarihleri, kooperatif ve bankalardan tarımsal amaçlı kredi kullanıp kullanmadığı, ortalama gelirinin ne kadar olduğu ve geçimini sağlamaya yetip yetmeyeceği hususları muhtardan, ilgili kurumlardan sorulmadan ve zabıta marifetiyle araştırılmadan, gerekirse keşif yapılmak suretiyle tarımsal faaliyetlerinin boyutu belirlenmeden, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Kabule göre de, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 388. maddesinde "Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarının her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." 389. maddesinde "Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır." hükmünün öngörüldüğü dikkate alınarak, davacıya hangi tarihler arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil ve tespitini istediği açıklattırılıp HUMK' nun 74. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek hasıl olacak; sonuca göre tespite karar verilen dönemler; hükmün infazında tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta belirtilmesi gerekirken, yazılı şekilde sigortalılığın başlangıcının tespiti ile yetinilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA. 23.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy