(506 S. K. m. 26)
Davacı, meslek hastalığı sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava; meslek hastalığı sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalı işçi C
. T
. için kurumca yapılan Sosyal Sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, 05.05.1951 doğumlu olup, işe girişten önce yöntemince düzenlenmiş sağlık raporu alındıktan sonra 06.05.1974 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Taşkızak Tersanesinde alüminyum, pirinç, çelik ve pik malzemelerin torna ile şekillendirildiği torna atölyesinde işe başlayan sigortalının, önce tornacı, bilahare postabaşı olarak 20 yıl 3 ay 5 gün çalıştıktan sonra 11.08.1994 tarihinde yakalandığı pnömokonyoz (meslek hastalığı) soncu %12.1 oranında meslekte kazanma güç kaybına uğradığı, işyeri denetim tutanaklarına göre işyeri çalışanlarına toz maskesi ve benzeri koruyucu melbusatların verildiği dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır.
Mahkemece; zararlandırıcı sigorta olayında, %75 oranında kaçınılmazlık veya kötü tesadüfün etken olduğu, sigortalının kusursuz, davalı işverenin %25 kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; hükme dayanak yapılan kusur raporunun yöntemince düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Dairemiz ve giderek Yargıtay tarafından benimsenen ve uygulamada 32 yıl formülü olarak adlandırılan yöntem uyarınca tarafların kusur oranlarının tespiti gerekir. Öncelikle, sigortalının davalı işyerinde yaptığı iş, çalışma süresi çalışma ortamındaki süre ve koşullar gerekirse mahallen keşif yapılarak saptandıktan ve buna göre sigortalıda oluşan meslek hastalığı ile işyerindeki koşullar birlikte değerlendirilerek hastalığın oluşması ve ilerlemesi bakımından illiyet bağının bulunup bulunmadığı belirlendikten, sigortalının işyerinde 32 yıldan daha az süre çalıştığı da gözetilerek, kaçınılmaz maluliyet oranı; çalışılan yıl sayısı:32, yıl ortalaması ile çarpılarak belirlenmelidir. Somut olayda sigortalının 18 yaşından sonra çalışmaya başladığı anlaşıldığından her yıl için 32 yıldan 3 yıl indirilerek kaçınılmaz maluliyet oranı belirlenmeli, artık yaşlar için orantılama yoluyla indirime gidilmelidir.
Mahkemece, yukarıda belirlenen ilkeler doğrultusunda kusur raporu alındıktan sonra 10.03.2006 tarihli hesap raporundaki veriler dikkate alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy