(1479 S. K. Ek m. 20)
Davacılar, Sosyal Güvenlik Destek Primi kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile yapılan kesintilerin yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, yaşlılık aylığından sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılmasına ilişkin işlemin, iptaline ilişkindir. Mahkemece, vergi kaydının sona erdiği 06.07.2000 tarihi sonrasına ilişkin işlem iptal edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemiz bozma ilamı sonrasında, Ticaret Odasından gelen yazıdan, davacının 18.05.2000 ile 04.05.2004 tarihleri arasında her yıl aidat ödediği anlaşılmaktadır. Öte yandan, davacı tanığı Mesut Üzen, davacıya ait işyerini kendisinin 2000 yılında devraldığını beyan etmiştir. Görüldüğü üzere, ticaret odası yazısı ile tanık beyanı arasında çelişki bulunmakta olup, çelişkinin giderilmesi için, davacıya ait işyerinin, Mesut'a devredildiğini gösteren belgeleri getirtmek, 06.07.2000 tarihinden sonra bu işyerine ilişkin olarak vergilerin kimin tarafından ödendiğini araştırmak ve sonucuna göre karar vermek gerekir.
Öte yandan, 4956 sayılı Kanunu'nun 44. maddesi ile değişik 1479 sayılı Kanunu'nun ek 20. maddesi gereğince, 4956 sayılı Kanunu'nun yayınlandığı tarih olan 02.08.2003 tarihinden itibaren, aynı madde de 5073 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 28.01.2004 tarihine kadar ki dönem yönünden yaşlılık aylığından sosyal güvenlik destek primi kesintisi işlemi yapılabilmesi için, sadece, vergi kaydının bulunması koşulunun getirildiği hususunu da göz önünde bulundurmak gerekir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın mahkemece yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy