(1479 S. K. m. 24)
Davacı, 26.02.2000 tarihi itibariyle esnaf Bağ-Kur sigortalılığının sona erdiğinin tespitine, SSK'na tabi isteğe bağlı sigortalılığının geçerliliğine ve 28.02.2005 tarihli tahsis talebinin kabulüne verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, limitet şirket ortaklığına dayalı Bağ-Kur sigortalılığının şirketin ticari faaliyetinin 26.10.2000 tarihinde sona erdiğinden bahisle bu tarih itibariyle sona erdiğinin ve bu tarihten sonraki Bağ-kur prim borcunun iptalini talep etmiş, mahkemece; davacının ekonomik durumu ve baskın çalışmasının 1479 sayılı kanun kapsamında geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 1479 Sayılı Kanunun 24. maddesi olup, anılan maddeye göre; limitet şirket ortakları Bağ-Kur sigortalısı sayılırlar. Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden davacının limitet şirket ortaklığından dolayı 26.01.1996 tarihli terk kaydının iptali ile, 01.01.1986 tarihinden itibaren kesintisiz 1479 sayılı kanuna tabi zorunlu sigortalı olarak kabul edilerek prim tahakkuk ettirildiği, aynı dönemde davacının 01.06.2000 tarihinden itibaren 506 sayılı kanuna tabi isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödediği anlaşılmaktadır.
Davacının K. İnşaat Limitet Şirketi ortaklığına dayalı Bağ-Kur sigortalılığı yönünden; şirketin faaliyetinin 26.10.2000 tarihinde sona erdiği iddiası karşısında, ilgili vergi dairelerinden şirket ve davacıya ait tüm yasal kayıt ve defterler celbedilmek suretiyle, şirketin kaç ortaklı olduğu, davacının payı, şirkette ne gibi görevleri olduğu, bu görevlere karşılık şirket gelirinden ne şekilde yararlandığı, şirket kârının miktarı ve davacıya ne oranda verildiği ve şirketin hangi tarihlerde, ne gibi ticari faaliyetlerde bulunduğu ve şirketin vergi kaydının vergi dairesince resen sona erdirilme gerekçesi yöntemince araştırılıp irdelenmelidir. Sonuçta şirketin ticari faaliyetinin sona erdiği tarihte davacının kendi nam ve hesabına çalışması söz konusu olamayacağından, Bağ-Kur sigortalılığının da bu tarih itibariyle sona erdiği kabul edilmelidir. 26.10.2000 tarihinden itibaren her iki sosyal güvenlik kurumuna tabi çalışmalarının çakışması halinde; bir kimsenin aynı sürede hem Bağ-Kur'lu hem de Sosyal Sigortalar Kurumu Sigortalısı olmasına yürürlükteki yasalar gereği olanak bulunmaması, başka bir ifade ile, sosyal güvenlik sisteminde çifte sigortalılığa yer verilmemesi nedeniyle toplanacak deliller uyarınca varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile, yazılı gerekçelerle karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy