(3095 S. K. m. 1, 2) (506 S. K. m. 60)
Dava: Davacı, 22.968.41 YTL faiz alacağının davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T. Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, sigortalıya yasal süresinde ödenmeyen yaşlılık aylıkları nedeniyle doğan faiz alacağının davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir. Kesinleşen yargı kararı gereğince kendisine 01.01.1997 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı bağlanan davacının, 24.08.2005 tarihinde Kuruma başvurarak birikmiş aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesini istediği, 18.11.2005 tarihinde yalnızca aylıkların ödenmesi üzerine işbu davayı açtığı belirgindir. Dava konusu alacak tutarı hesaplanırken 01.01.1997 - 31.12.1997 dönemi yönünden %30, 01.01.1998 - 31.12.1999 dönemi yönünden %50, 01.01.2000 30.06.2002 dönemi yönünden %60, 01.07.20.02 - 30.06.2003 dönemi yönünden %55, 01.07.2003 - 31.12.2003 dönemi yönünden %50, 01.01.2004 - 30.06.2004 dönemi yönünden %43, 01.07.2004 - 30.04.2005 dönemi yönünden %38, 01.05.2005 - 18.11.2005 dönemi yönünden %12 olan yasal faiz oranları yerine farklı oranları esas alan ve dönemsel olarak uygulamayan bilirkişi tarafından düzenlenen raporun mahkemece benimsenerek istemin hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle; mahkemece anılan konuda uzman bir bilirkişiden yeniden rapor alınmalı, aylıkların her bir ödeme tarihinden itibaren işleyen faiz tutarı, yukarıda belirtilen oranlar esas alınarak ve dönemsel olarak uygulanarak saptanmalı, işbu ilamla bozulan ilk hükmün davacı tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle Kurum yararına oluşan kazanılmış hak olgusu gözetilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 08.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy