(2926 S. K. m. 2, 3, 5, 9, 10, 36) (4721 S. K. m. 2) (5458 S. K. m. 2)
Dava: Davacı, ürünün bedelinden yapılan tevkifat nedeniyle 2926 Sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve 5458 Sayılı Yasadan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Yargılama sırasında, davacının tarımsal faaliyetinin 01.11.1994 tarihinden itibaren sürekli olarak devam ettiği konusunda yeterli delil elde edilemediği gibi; 17.11.1995-20.10.2004 tarihleri arasındaki dönemde davacının teslim ettiği ürün bedellerinden prim kesildiğini gösterir herhangi bir bilgi bulunmadığı halde, 01.11.1994-01.6.2006 tarihleri arasında sigortalılığın tespitine; 5458 Sayılı Yasayla getirilen prim borçlarının yeniden yapılandırılması hakkından yararlanma isteminin ise reddine karar verilmiştir.
2926 Sayılı Yasanın 2. maddesine göre Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılma koşulu 3. maddede belirtilen tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülmesine bağlıdır. Bu bakımdan davacının dava edilen süreler itibariyle tarımsal faaliyetinin süregeldiği kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, özellikle de tarım Bağ-Kur sigortalılığına karine sayılan ve Yasanın 10. maddesinde öngörülen kayıtlardan; ziraat odası, tarım kredi kooperatifi gibi kayıtların başlangıçları, bitmişse bitiş tarihleri araştırılmalı, tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan ulusal banka kayıtlarında yer alan bilgiler dosyaya katılarak; davacının ne zamandan beri köyde ikamet ettiği, kendi mülkünde mi yoksa ortaklık veya kiralama suretiyle başkasının mülkünde mi tarımsal faaliyette bulunduğu, tarımsal faaliyetine ara verip vermediği, ürettiği ürün miktarı ve nereye satıldığı konusunun, muhtarlık, ilgili kurumlar ve zabıta marifeti ile araştırılması, tanık dinlenmesi, özellikle prim tevkifatının bulunmadığı 17.11.1995-20.10.2004 tarihleri arasındaki dönemde, tarımsal faaliyetine ara verip vermediği, bu yıllarda ürün elde edip etmediği ve elde edilen ürünün teslim edildiği yerin, hüküm kurmaya el verir şekilde yeterince araştırılıp belgelendirilmesi gereği üzerinde durulmaksızın tespite ilişkin istemin prim tevkifatı olmayan dönemleri de kapsar şekilde kabul edilmesi;
2- 04.03.2006 gün ve 26098 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01.04.2006 tarihinde yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında 5458 Sayılı Kanun'un 2. maddesinde 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre, 31.03.2005 tarihine kadar tahakkuk ettiği halde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar ödenmemiş olan prim ve sosyal güvenlik destek primi borçları; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içerisinde Kuruma yazılı olarak başvurmak şartıyla, bu madde ve 3. madde hükümlerine göre yeniden yapılandırılır hükmü öngörülmüş; Bağ-Kur Genel Müdürlüğü'nün 2006/327 sayı ve 30.5.2006 tarihli kararıyla 5458 Sayılı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasının verdiği yetki çerçevesinde, prim borçlarının yeniden yapılandırma başvuru süresinin 30.06.2006 tarihine kadar bir ay süre ile uzatılmasına karar verilmiştir.
2926 Sayılı Kanunun 36. maddesi, Kurumun prim alacaklarının ürün bedellerinden tevkifat yoluyla tahsil edilmesi olanağını öngörmüş, anılan yasanın 5. maddesindeki Sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz hükmüyle, 9. maddesindeki Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlardan, sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemleri, Kurumca resen yapılır. düzenlemesi karşısında, tarımda kendi adına bağımsız çalışanlarla ilgili sigorta primlerinin ürün bedellerinden tevkifat yoluyla kesilerek ilgili kişi adına Bağ-Kur hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi halinde, kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi belirtilen şekildeki prim ödeme olgusunun, tarımda kendi adına bağımsız çalışan kişinin kayıt ve tescil konusundaki iradesini ortaya koyduğunun delili olarak kabulü ile Bağ-Kur'un iş bu primleri tahsil etmesine rağmen, sigortalıyı tevkifat tarihi itibariyle resen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği bu mükellefiyete açık bir aykırılık oluşturmaktadır. Bu bağlamda davalı Kurumun, Yasa ile kendisine yüklenen resen tescil görevini yerine getirmemesinin sonuçlarının sigortalıya yükletilmesinin Medeni Kanun'un 2. maddesinde ifadesini bulan evrensel nitelikleri objektif iyiniyet kuralıyla bağdaştırılmasının mümkün bulunmamasına; mahkemece yapılanın, Kurumca yapılması gerektiği halde yapılmayan tescil ve tespit işleminden ibaret bulunduğu ve yeniden yapılandırma konusundaki yasal düzenlemeden yararlanma konusundaki istemin, yasal sürede davalı Kuruma iletilip, davanın da bu süre içinde açılmış bulunması karşısında, davacının tespitine karar verilen prim borcunun anılan yasa kapsamında değerlendirilmesi mümkün kısmı için, yeniden yapılandırma olanağından yararlanarak ödeme konusundaki isteminin de kabulü gereği gözetilmeksizin bu konudaki istemin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine 10.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy