(6762 S. K. m. 1235)
Dava: Davacı, borçlu olmadığının tespiti ile 150.000.000.000 lira tutarındaki teminat mektubunun iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Özlem Hatiboğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı Vakıf Deniz Finansal Kiralama AŞ vekili, dava dışı Uzunoğlu Nakliyat Ve Ticaret A. Ş. ile yapılan 26.01.1994 tarihli finansal kiralama sözleşmesi ile M/V Hakkı Uzunoğlu gemisinin anılan şirketi kiralandığını, ancak kira bedelinin ödenmemesi nedeni ile 15.03.1999 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini ve feshin 20.03.1999 tarihinde gemi siciline işlendiğini, buna rağmen teslim edilmeyen ve terk edilen geminin yüklü ve seferde iken zorunlu olarak teslim alındığını, geminin sicil kaydında; davalı Kurum tarafından dava dışı donatan kiracı şirketin borçları nedeni ile ve gemi mülkiyetinin; mal beyanında; dava dışı şirkete ait olduğu bilgisine dayanılarak 103.616.375.031 TL'lik üç adet haciz konduğunun görüldüğünü, geminin kendilerine ait olup davalı Kuruma hiçbir borçları da bulunmadığı yolundaki itirazlarının önce kabul edilip haczin kaldırıldığını ancak 6183 sayılı kanun veya diğer ilgili mevzuatta değişiklik olmamasına rağmen hacizlerin yeniden konduğunu bilahare ağır işletim yükünden kurtulmak için hacizlerin 150.000.000.000 TL'lik teminat mektubu üzerine kaydırıldığı, geminin borçlu şirkete ait olmayıp, kendilerinin olduğunu, borçla hiçbir ilgileri bulunmadığını, alacağın yasal dayanağının, gemi ile ilgisinin ve miktarının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek; konulan hacizler nedeni ile borçlu bulunmadıklarının tesbitini, teminat mektubu üzerine konan haczin kaldırılarak 150.000.000.000 TL bedelli teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı SSK vekili ise; alacaklarının; mülkiyeti davacı finansal kiralama şirketine ait gemi ile ilgili ödenmeyen prim borçlarından kaynaklandığını, bu alacakları için üç ayrı icra takibi yapılıp, gemiye hacizler konduğunu, geminin bir işyeri olup, işveren değişikliğinden etkilenmeksizin alacağın işyeri ile birlikte ve onunla bağlantılı olarak süreceğini, ayrıca TTK 1235 ve devamı maddeleri gereğince alacaklarının gemi alacağı niteliğinde olup kanuni rehin hakkını haiz bulunduğunu bu bakımdan gemiye haciz konmasının yasal olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Dava; gemi ile ilgili ödenmeyen prim alacağına dayalı icra takipleri ve konan hacizler nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti, hacizlerin kaldırılarak teminat mektubunun iadesine ilişkindir.
Davacı Vakıf Deniz Finansal Kiralama AŞ vekili, dava konusu prim borcunun sorumlusunun dava dışı gemi donatanı (geminin işleteni-kiracısı) olduğunu, alacağın ondan istenmesi gerektiğini, haciz konulan geminin de prim borçlusuna ait olmayıp kendilerinin sicilde kayıtlı malları olduğunu ileri sürerek borçtan kendilerinin ve gemilerinin sorumlu tutulamayacağını savunmuş, mahkemece de bilirkişinin alternatifli raporundan a şıkkı uyarınca davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporu hüküm verilmesi için yeterli değildir.
Dava, menfi tespit davası olarak açılmış, davacı tarafından borcun kendilerinden istenemeyeceği gibi doğuşuna ve miktarına da itiraz edilmiş bulunduğundan; mahkemece öncelikle, prim borcuna konu sigortalıların hangi gemide çalıştıklarının, prim borcuna konu dönem ile anılan gemide çalışma tarihleri arasında uyum olup olmadığı dolayısıyla; alacağın dava dışı donatanın işlettiği hacizli gemide çalışan sigortalıların prim borcundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve miktarı kesin olarak belirlenmeli, bu alacağın TTK 1235 vd maddelerinde yazılı, alacaklısına gemi üzerinde rehin-haciz hakkı veren gemi alacağı niteliğinde olup olmadığı saptanmalı, bu hususlar sabit olduğu taktirde alacaklının alacak miktarı kadar mülkiyeti kime ait olursa olsun gemi üzerinde rehin hakkı kullanarak alacağın tahsil etmeye yetkili bulunduğu, gemi sahibi finansal kiralayanın da alacağın gemi üzerinden tahsiline karşı çıkmasının mümkün olmayacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu bakımdan mahkemece; deniz ticaret-finansal kiralama ve sigorta hukuku dallarında uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, yukarıda yazılı ilkeler doğrultusunda gerekli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı gerekçelerle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı Vakıf Finansal Kiralama A.Ş.'ye iadesine, 04.12.2006 gününde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy