(506 S. K. m. 11)
Davacı, 08.01.1997 tarihli iş kazasının işveren davalı Sami'ye ait işyerinde meydana geldiğinin ve maluliyet oranının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne, talep ettiği maluliyet oranının tespiti konusunda ise karar verilmesine yer olamayacağına karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan SSK avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtları okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı 08.01.1997 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın davalı işveren Sami'ye ait işyerinde meydana geldiğinin ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının tesbitini talep etmiş, mahkemece, işyerinde çalışan olmayan tanık beyanlarına dayanarak iş kazasının tesbitine, meslekte kazanma gücü kaybı oranının tesbitine ilişkin talep yönünden ise, iş kazasının tesbiti kararından sonra davacı sigortalının yapacağı muameleler sonucu belli olacağından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuştur.
Dava, olayın iş kazası olup olmadığının tesbitine ilişkin olup, hükmün eksik incelemeye dayandığı anlaşılmıştır.
506 Sayılı Yasanın 11/A-a maddesine göre, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olay iş, kazasıdır. Davada ise; olayın, nerede ve nasıl gerçekleştiğine ilişkin işyeri tanığı olmayan, tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmuş ve olay sonrası sigortalının tedavisini yapan hastanenin emniyet görelilerinin olaya ilişkin ifade alıp almadıkları ve herhangi bir cezai işlem başlatıp başlatmadıkları araştırılmamıştır.
Mahkemenin, çalışma gücünün kaybı oranının tesbitine ilişkin talep hakkında, hüküm verilmesine yer olmadığına şeklindeki kararı da isabetsiz olup, davacı bu konuyu temyiz sebebi yapmamış ise de, sosyal güvenlik hukukunda hak ve yükümlülükler karşılıklı olup, bu hususun mahkemece tesbiti ve bu konudaki uyuşmazlığın çözümlenmesi kurumun da lehine olduğundan kurumun temyizi doğrultusunda bu husus temyiz incelemesine tabi tutulmuştur. İleride ayrı bir uyuşmazlık konusu olabilecek bu konunun görülmekte olan işbu davada çözümlenmesi gerekir.
Mahkemece yapılacak iş; davalı işyerinde olay günü çalışan işyeri tanıkları tesbit edilerek olaya ilişkin bilgi ve görgülerinin sorulması, olay sonrası sigortalının başvurduğu hastane polisinin evrak düzenleyip düzenlemediği de araştırılarak düzenlendi ise, celbi ile, olayın oluş şekli açıklığa kavuşturulduktan sonra iş kazası olduğu sonucuna varıldığı takdirde, meslekte kazanma gücü kaybı oranının tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy