(2926 S. K. m. 2, 3, 10)
Dava: Davacı, ürün bedelinden yapılan tevkifat nedeniyle 2926 Sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Yargılama sırasında, davacının tarımsal faaliyetinin 01.08.1994 tarihinden itibaren sürekli olarak devam ettiği konusunda yeterli delil elde edilemediği gibi; 1996,1997,1998,2002 ve 2005 yıllarında davacının teslim ettiği ürün bedellerinden prim kesildiğini gösterir herhangi bir bilgi bulunmadığı halde, 01.08.1994-30.06.2006 tarihleri arasında sigortalılığın tespitine karar verilmiştir.
2926 Sayılı Yasanın 2. maddesine göre, Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılma koşulu, 3. maddede belirtilen tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülmesine bağlıdır. Bu bakımdan davacının dava edilen süreler itibariyle tarımsal faaliyetinin süregeldiği kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, özellikle de tarım Bağ-Kur sigortalılığına karine sayılan ve Yasanın 10. maddesinde öngörülen kayıtlardan; ziraat odası, tarım kredi kooperatifi gibi kayıtların başlangıçlarıyla, bitmişse bitiş tarihleri araştırılıp, tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan ulusal banka kayıtlarında yer alan bilgiler dosyaya katılarak; davacının ne zamandan beri köyde ikamet ettiği, kendi mülkünde mi, yoksa ortaklık veya kiralama suretiyle başkasının mülkünde mi, tarımsal faaliyette bulunduğu, tarımsal faaliyetine ara verip vermediği, ürettiği ürün miktarı ve nereye satıldığı konusu, muhtarlık, ilgili kurumlar ve zabıta marifeti ile araştırılarak, tanık beyanına da baş vurulmak suretiyle, özellikle prim tevkifatının bulunmadığı 1996-1998, 2002 ve 2005 yıllarında, tarımsal faaliyetine ara verip verilmediği, bu yıllarda ürün elde edilip edilmediği ve elde edilen ürünün teslim edildiği yerin, hüküm kurmaya el verir şekilde yeterince araştırılıp belgelendirilmesi gereği üzerinde durulmaksızın, tespite ilişkin istemin prim tevkifatı olmayan dönemleri de kapsar şekilde kabul edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy