(2926 S. K. m. 5, 9, 36) (5458 S. K. m. 2, 3, 5, 9) (4721 S. K. m. 2)
Davacı, ürün bedelinden yapılan tevkifat nedeniyle 2926 Sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 5458 Sayılı Yasadan yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Davacı vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu ve davacının 01.7.1994 tarihinden itibaren tarımsal faaliyette bulunup, teslim ettiği ürün bedellerinden prim kesintisi yapıldığı konusunda kanıt olarak gösterdiği belgelerdeki isim yanlışlığı ve davacıya aidiyet iddiasının gerçek olup olmadığının ilgili kuruluş kayıtlarından da araştırılarak; kamusal niteliği bulunmayan kuruluş tarafından yapılan kesintinin esas alınması gereği doğduğu takdirde, anılan kuruluşça yapılan kesintinin Bağ-Kur'a intikal edip etmediği yönü de araştırılmak suretiyle sonuca varılması gereğinin gözetilmemiş olması;
2- 04.03.2006 gün ve 26098 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01.04.2006 tarihinde yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında 5458 Sayılı Kanun'un 2. maddesinde 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre, 31.03.2005 tarihine kadar tahakkuk ettiği halde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar ödenmemiş olan prim ve sosyal güvenlik destek primi borçları; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içerisinde Kuruma yazılı olarak başvurmak şartıyla, bu madde ve 3 üncü madde hükümlerine göre yeniden yapılandırılır hükmü öngörülmüş; Bağ-Kur Genel Müdürlüğü'nün 2006/327 sayı ve 30.5.2006 tarihli kararıyla 5458 Sayılı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasının verdiği yetki çerçevesinde, prim borçlarının yeniden yapılandırma başvuru süresinin 30.06.2006 tarihine kadar bir ay süre ile uzatılmasına karar verilmiştir.
2926 Sayılı Kanunun 36. maddesi, Kurumun prim alacaklarının ürün bedellerinden tevkifat yoluyla tahsil edilmesi olanağını öngörmüş, anılan yasanın 5. maddesindeki Sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz hükmüyle, 9. maddesindeki Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlardan, sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemleri, Kurumca resen yapılır. Düzenlemesi karşısında, tarımda kendi adına bağımsız çalışanlarla ilgili sigorta primlerinin ürün bedellerinden tevkifat yoluyla kesilerek ilgili kişi adına Bağ-Kur hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi halinde, kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi belirtilen şekildeki prim ödeme olgusunun, tarımda kendi adına bağımsız çalışan kişinin kayıt ve tescil konusundaki iradesini ortaya koyduğunun delili olarak kabulü ile Bağ-Kur'un iş bu primleri tahsil etmesine rağmen, sigortalıyı tevkifat tarihi itibariyle resen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği bu mükellefiyete açık bir aykırılık oluşturmaktadır. Bu bağlamda davalı Kurumun, Yasa ile kendisine yüklenen resen tescil görevini yerine getirmemesinin sonuçlarının sigortalıya yükletilmesinin Medeni Kanun'un 2. maddesinde ifadesini bulan evrensel nitelikleri objektif iyiniyet kuralıyla bağdaştırılmasının mümkün bulunmamasına; mahkemece yapılanın, Kurumca yapılması gerektiği halde yapılmayan tescil ve tespit işleminden ibaret bulunduğu ve Yeniden yapılandırma konusundaki yasal düzenlemeden yararlanma konusundaki istemin, yasal sürede davalı Kuruma iletilmiş bulunması karşısında, davacının tespitine karar verilen süreye ilişkin prim borcunun anılan yasa kapsamında değerlendirilmesi mümkün kısmı için, yeniden yapılandırma olanağından yararlanarak ödeme konusundaki isteminin de kabulü gereği gözetilmeksizin bu konudaki istemin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 10.4.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy