(2918 S. K. m. 109) (506 S. K. m. 26/2)
Trafik kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı ve bir kısım davalılar avukatınca istenilmesi ve davalılardan İstanbul R. Bürosu Avukatı tarafından duruşma talep edilmesi istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.05.2006 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davalı İstanbul R. Bürosu adına avukat, D. İnş. ve Tic. AŞ adına avukat ile karşı taraf adına avukat geldiler. Diğer davalılar adlarına kimse gelmedi. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1- Trafik iş kazası şeklinde gerçekleşen olay nedeniyle, davalı sürücü Şakir yönünden davanın yasal dayanağını oluşturan 506 Sayılı Yasanın 26/2. maddesi için, 506 Sayılı Yasada zamanaşımı süresini öngören özel düzenleme bulunmadığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi gereğince zamanaşımı süresinin, zararı ve faili öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl ve her halükârda olay tarihinden itibaren 10 yıl olarak ele alınması gerekli olup, anılan davalının yöntemince ileri sürdüğü zamanaşımı defi karşısında, gelir bağlama kararının onay tarihi ile, dava konusu harcama ve ödeme tarihleri esas alınarak, zamanaşımı defi yönünden yapılacak değerlendirmeyle sonuca varılması gereğinin gözetilmemiş olması,
2- D. AŞ tarafından yürütülen otoyol inşaatı taşeronu İstanbul Rekreasyon Bürosu işçilerini, arkası tenteyle kaplı kamyonetle taşıyan Şakir'in, trafiğe kapalı otoyolda hafif kalkık durumdaki bariyer direğine çarpıp savrularak yol kenarındaki kamyona çarpması olayı sonucu, kamyonet kasasında yolcu olarak bulunan sigortalının sürekli işgöremezlik durumuna girmesi nedeniyle, tarafların kusur oranlarının tespiti amacıyla yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 01.02.2003 tarihli raporda; kusur tespiti yapılmış, anılan raporda kusur atfedilen D. İnş. ve Tic. AŞ'ne %50 oranında kusur atfedilmesi üzerine, D. İnş. ve Tic. AŞ hakkında ek dava açılmış ve 28.5.2003 tarihinde eldeki davayla birleştirilerek yargılama sürdürülmüştür. Ancak, D. İnş. ve Tic. AŞ vekilinin yokluklarında alınan kusur raporuna yönelik itirazlarıyla, itirazlarına dayanak olarak sunduğu tutanak, kroki ve diğer belgeler üzerinde durulmaksızın sonuca varılmıştır.
Mahkemece, kusur oranlarının saptanmasından öncelikle, maddi olayın ne şekilde oluştuğunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmiş olması gerekir. İhlal edilen mevzuat hükümleri belirlenirken, zararlı sonuçların önlenmesi için durum ve koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkatin de neler olduğunun eksiksiz bilinmesinde, kusur raporuna ve dava dosyasına yansıtılmasında yasal zorunluluk vardır. Bu bağlamda, tarafların yokluklarında alınan rapora yönelik itirazları ve sundukları kanıtlar ile dosya içeriğindeki fotoğraf ve bilgiler, işçi taşman aracın niteliği, yol kenarında duran aracın konumu, trafik düzenleyici işaretler, bariyerin niteliği, aracın hız durumu gibi etkenlerin, trafik ve işçi sağlığı iş güvenliği alanında egemen kurallar ışığında değerlendirilmesi amacıyla çelişkiden uzak, denetime elverişli bilirkişi kurul raporu alınması ve bu raporun dosyadaki bilgiler ışığında değerlendirilmesiyle sonuca varılması gereğinin gözetilmemiş olması,
3- Kaza tarihi itibariyle 63 yaşında olan ve kaza sonucu % 89 oranında meslekte kazanma güç kaybına uğrayan sigortalının, kaza tarihi itibariyle fiili çalışma olgusu da gözetildiğinde, çalışma yaşamının sürdüğünün kabulü yerinde olmakla birlikte; gelir bağlama kararında yazılı bulunan birleşen gelirin niteliği araştırılarak, anılan gelirin yaşlılık sigortası kolundan ödenen primlere dayalı olarak bağlanan yaşlılık aylığı olduğunun tespiti halinde, sigortalının yaşı ve sağlık durumu itibariyle, yaşlılık aylığından yararlandığı bu dönem içerisinde, eylemli çalışmasını sürdürebileceği muhtemel süre tespit edilerek, gerçek zarar tavan hesabının bu süreyle sınırlı olarak yapılması ve bakiye pasif dönem için ise; zarardan söz edilemeyeceği; birleşen gelirin yaşlılık aylığına ilişkin bulunmaması halinde ise, mevcut rapordaki değerlendirmenin esas alınması gereği üzerinde durulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı avukatı yararına takdir edilen 450,00 YTL duruşma avukatlık parasının davalılardan İstanbul Rekreasyon Bürosu'na, davalılardan İstanbul Rekreasyon Bürosu Avukatı yararına takdir edilen 450,00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 23.05.2006 gününde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy