(506 S. K. m. 26, 109) (4721 S. K. m. 2)
Davacı, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalılardan B. N. Tekstil AŞ. Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Bu tür rücu davalarının halefiyet esasına dayanması nedeniyle sigortalı veya hak sahipleri tarafından açılmış bulunan tazminat davaları sonucunda verilecek karar, iş bu rücu davasının sonucunu etkileyebileceğinden, sözü edilen tazminat dava dosyası celbedilmeden ve sonucu araştırılmadan hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur. Kuşkusuz, 506 sayılı Kanunun 26/1. maddesi kapsamında, işverenin Kuruma karşı sorumluluğu ancak; kasti veya işçilerin sağlığını koruma ve işgüvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketinin varlığı halinde mümkün olup, davalı işveren şirket yönünden, anılan maddede, sayılı ve sınırlı biçimde öngörülen sorumluluk koşullarının gerçekleşmemesi, başka bir anlatımla, zararlandırıcı sigorta olayının meydana gelmesinde işverene kusur atfedilememesi halinde ise, davalının münhasıran kazaya karışan ve kusurlu sürücünün kullandığı aracın işleteni sıfatıyla Kurumun rücu alacağından, kusursuz sorumluluğu bulunmamaktadır.
2- Davalı cevap dilekçesiyle sigortalının maluliyetine itiraz etmiş olup; 506 sayılı yasanın 109.maddesinde, sigortalıların sürekli işgöremezlik, malullük ve erken yaşlanma hallerinin tespitinde, kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca verilecek raporlarda belirtilen hastalık ve arızaların esas tutulacağı, kurumca verilen karara ilgililer tarafından itiraz edilmesi halinde Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanacağı hükmüne yer verilmiştir. Her ne kadar maddede, ilgilinin öncelikle, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna başvurması gerektiği belirtilmiş ise de, ilgilinin Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna başvurmadan doğrudan mahkemeye uyuşmazlığı getirme veya görülmekte olan davada sürekli işgöremezlik oranına itiraz etme hakkına sahip olduğu ve itiraz üzerine sürekli işgöremezlik oranının saptanması gerektiği yerleşmiş Yargıtay kararları ile benimsenmiştir.
Ne var ki, bu itirazın elle tutulur verilere dayandırılması gerekmektedir. Somut verilere dayanmayan, salt maluliyet oranına itiraz edildiğinin bildirilmesi, MK'nun 2.maddesinde vurgulanan iyi niyet kurallarına aykırıdır. Mahkemece, bu bağlamda öncelikle aylık/gelir bağlama tablosunun getirtilmesi, kontrol kaydının bulunup bulunmadığı, varsa sürekli işgöremezlik oranının değişip değişmediği, hangi tarihte kesinleştiğinin araştırılması, davalının sürekli işgöremezlik oranına itirazının ve buna ilişkin sunulan delillerinin ciddi görülmesi halinde, 506 sayılı Yasanın 109. maddesinde öngörülen prosedür doğrultusunda inceleme yapılarak, sigortalının tedavisine ilişkin hastanedeki dosyaların tüm içerikleriyle getirtilip, konu hakkında öncelikle Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'ndan itiraz doğrultusunda rapor alınması, anılan kurul tarafından verilen raporun davacı Kurum açısından bağlayıcı olmasına karşın, davalı işverenin bu rapora da itiraz hakkının bulunduğu gözetilerek, itirazı halinde Adli Tıp Kurumu veya tıp fakültelerinin konuya ilişkin anabilim dalı uzmanlarından oluşturulan kurullardan rapor alınmak suretiyle, uğradığı iş kazasına bağlı olarak sigortalının meslekte kazanma güç kaybı oranının kesin biçimde belirlenmesi, meslekte kazanma güç kaybı oranı konusunda ortaya çıkacak değişikliğin kesinleşmiş ise, gerçek zarar tavanına yansıtılması gereklerinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalı B. N. Tekstil A.Ş.'nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan B. N. Tekstil AŞ.'ne iadesine, 05.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy