(1479 S. K. m. 35, Geç. m. 10)
Dava: Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 30.12.1989 olduğunun tespiti ile, 27.02.2004 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığına ve aylıkların faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T.Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, sonucu itibarıyla 30.12.1989 - 13.05.1997 tarihleri arasında 1479 Sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olunduğunun ve 01.03.2004 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti ile biriken aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsili istemlerine ilişkindir. 05.05.1997 günü ilgililerce düzenlenip onaylanan giriş bildirgesinin kuruma verilmesi üzerine, 30.12.1989 günü başlayan Şoförler ve Otomobilciler Odası kaydına dayanılarak, anılan tarih itibarıyla Bağ-Kur'a kayıt ve tescili yapılan davacının bu üyeliğinin aralıksız sürdüğü, vergi kaydının bulunmadığı, 13.05.1997 tarihinden itibaren Esnaf ve Sanatkârlar Sicil Memurluğu'nda kayıtlı olduğu, sigorta primlerinin 28.05.1997 tarihinden itibaren ödenmeye başlandığı, 27.02.2004 günü tahsis başvurusunda bulunması üzerine, kurumca yapılan inceleme sonunda oda kaydının 1999 yılında geriye dönük olarak yapıldığı ve bu nedenle geçersiz olduğu gerekçesiyle dava konusu döneme yönelik sigortalılığının iptal edildiği anlaşılmakta olup; mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya içeriği, oda yetkililerince düzenlenen cevap yazısında davacının 30.12.1989 tarihinde üyeliğe kabul edildikten sonra 30.07.1999 günlü kararla kaydının yeni deftere geçirildiğinin belirtilmiş olması, anılan olguları doğrulayan üye kayıt defterlerinin ilgili sayfa fotokopileri, yukarıda sözü edilen karar metni, oda tarafından düzenlenen ve fiilen işe başladığını gösterir 30.12.1989 tarihli başvuru formu, motorlu araç tescil belgesi, sürücü belgesi, tanık anlatımları karşısında davacının dava konusu dönemde odaya kayıtlı olduğu ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalıştığı kanıtlanmış olmakla, anılan döneme yönelik sigortalılığın hüküm altına alınması zorunludur.
Tahsis istemine gelince; yaşlılık sigortasından aylık bağlanması ile ilgili olarak 1479 Sayılı Kanunun somut olayda uygulama olanağına sahip geçici 10'uncu maddesinde öngörülen koşulların varlığı irdelenmeli, anılan kanunun 35'inci maddesinde, yaşlılık aylığından yararlanabilmek için yazılı istemde bulunulduğu tarihte prim ve her türlü borçların ödenmiş olması gerektiği belirtildiğinden, davacının dava konusu dönem de dahil olmak üzere tahsis başvuru tarihi itibarıyla prim ve gecikme zammı borcu bulunup bulunmadığı kurumdan sorulmalı, geçici 10'uncu madde koşullarının gerçekleşmesi ve borcun bulunmaması durumunda istem aynen hüküm altına alınmalı; geçici 10'uncu madde koşulları bulunmasına karşın, borcun varlığı saptanır ise, usûl ekonomisi gözetilerek yargılama aşamasında davacıya belirlenen borcu ödemesi amacıyla süre tanınmalı ve ödenir ise, ödeme tarihini izleyen ay başından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya geri verilmesine, 23.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy