(506 S. K. m. 36) (2926 S. K. m. 2, 3, 5, 9, 10)
Dava: Davacı, ilk prim tevkifatının yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davacının prim tevkifat tarihini takip eden 01.05.1999 tarihinden 01.03.2005 tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun 36. maddesi ...Kurumun prim alacakları; Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir... şeklinde bir düzenleme getirdiğinden, bu kural uyarınca davalı Bağ-Kur tarafından pancar tarımı yapan davacıdan, Şeker Fabrikasına teslim ettiği pancar ürününden dolayı 19.04.1999 tarihinde prim tevkifatı yapılmıştır.
Şu halde, 2926 sayılı Yasanın re'sen tescil ile ilgili 9. maddesinde yer alan Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlardan sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemleri Kurumca re'sen yapılır hükmü gözetildiğinde; kesilen Bağ-Kur prim tevkifatı nedeniyle bu gibilerin bir anlamda Kuruma tescilinin bu yolla gerçekleşmiş olduğunun kabulüyle 5. madde gereği anılan tevkifatın tarihini takibeden aybaşı itibariyle davacının tarım Bağ-Kurlu olarak tescilinin yapılması zorunluluğu vardır.
Ancak, 2926 sayılı Yasanın 3. ve bu yasanın uygulanma usul ve esasları hakkındaki Yönetmeliğin 5. maddesine göre, tarımsal faaliyet; gere, kendi mülkünde, gerek, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, gerekse, kamuya ait yerlerde yapılabilir.
2926 sayılı Yasanın 2. maddesine göre; Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması koşulu, 3. maddede belirtilen tarımsal faaliyetin kesintisiz sürdürülmesine bağlıdır. Bu bakımdan davada uyuşmazlık konusu olan tevkifat olmayan 2000 ile, 2005 yılları arasında, davacının bir başka ürün ekmesi ve yasanın öngördüğü sair tarımsal faaliyette bulunmasının mümkün bulunduğu hususu da gözetilmek suretiyle yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde 2926 SK'nun 10. maddesinde belirtilen ilgili Kurum ve kuruluşlara ait kayıtların başlangıçları, bitmişse, bitiş tarihleri, araştırılıp belgelendirilmeli, bu yıllarda, o yörede ekilen şeker pancarı dışındaki ürünlerden ekip ekmediği, şayet, ekmişse bu ürünleri nerelere sattığı araştırılmalı, özel şirketlere ürün teslim etti ise, buna ilişkin belgeler celp edilmeli, varsa, hayvan sayısı ve ilçe Tarım Müdürlüğünde işletme tescil belgesinin, pasaportlarının bulunup bulunmadığı, elde ettiği hayvansal ürünleri ne şekilde sarf ettiği araştırılıp belgelendirilmeli, davacının belirtilen süreler itibariyle tarımsal faaliyetine ara verip vermediği kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek yasal mevzuat çerçevesinde sonucuna göre karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy