(1479 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, 30.05.1991-29.03.2006 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece anılan dönemde davacının isteğe bağlı sigortalı sayılması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Ebru Pakin Akın tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacının vergi kaydına dayalı olarak 20.04.1982 tarihinde başlayan zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının vergi kaydı sonu olan 31.12.1989 tarihinde sona erdiği uyuşmazlık konusu olmayıp, yazılı talep veya zorunlu sigortalılığın sona ermesinden sonra prim ödemesine devam edilmesinin yazılı talep olmasa bile isteğe bağlı sigortalılık iradesi yerine geçmesi ve isteğe bağlı sigortalılıkta ayı içinde primi ödenmeyen sürelere ait prim ve her türlü borçların ödenmesi halinde bu sürelerin sigortalık süresi olarak değerlendirilmesi 1479 Sayılı Kanunun isteğe bağlı sigortalılığı düzenleyen 79. maddesinin 4956 sayılı Yasa ile getirilen değişiklik öncesi hükmü gereği ise de; davacının isteğe bağlı sigortalılık talebinin 09.11.1998 tarihli olduğu, 30.5.1991-29.3.1996 tarihleri arasında hiç prim ödemesinin bulunmadığı, Kurum tarafından zorunlu sigortalılık sonrası ödenen primlerin değerlendirilmesi sonucu 01.01.1990-30.5.1991 dönemi ile, 01.3.1996 sonrasını isteğe bağlı sigortalılık kapsamında değerlendirilmiş olması karşısında, davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy