(506 S. K. m. 60, 79, 130)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15.06.1998-17.10.2003 tarihleri arasında geçen ve SSK'ye bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır.
Somut olayda davacının, Hülya D.'e ait D. Eczanesi adlı işyerinde 15.06.1998 tarihinden bu yana çalıştığı halde, sigortalı çalışmalarının bildirilmediğini belirten şikayet dilekçesinin 26.09.2003 tarihinde kurum kayıtlarına intikali üzerine, Yoklama Memuru Yasemin K. tarafından düzenlenen ve davacının 01.09.2003 tarihinden itibaren D. Eczanesinde çalışmaya başladığına dair tutanağın davacı tarafından imzalandığı anlaşılmıştır. 506 sayılı Yasanın 130.maddesinde müfettiş raporlarının aksi sabit oluncaya kadar muteberdir hükmü gereği bu tutanağa değer vermek gerekir. Ancak, aynı yoklama memuru tarafından düzenlenen 20.10.2003 tarihli raporun değerlendirme bölümünde, ... Faruk Akkaya adlı çalışanın belirtilen bu işyerinde 15.06.1998 tarihinden itibaren çalıştığını belirtmişse de, tarafımızca geriye dönük tespit yapmanın mümkün olmayacağı çalışana sözlü olarak ifade edildi. Kontrol gün ve saatinde işverenin işyerinde olmadığı ve tutanağın işyeri çalışanına imza karşılığı verildiği ve çalışanın geriye dönük çalışmaları hizmet tespiti davası yoluyla tesbit ettirmesi gereği ifade edildi. şeklindeki ifadeler karşısında, yoklama tutanağını düzenleyen memurun tanık sıfatıyla dinlenmesi gereğinin gözetilmemiş olması, kabule göre ise, 506 sayılı Kanunun 60/G maddesinde bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir hükmünün öngörülmesine, davacının sigortalılık başlangıcının; 18 yaşın ikmal edildiği tarih olarak hükmün infazı sırasında, Sosyal Sigortalar Kurumunca gözetilmesinin mümkün bulunmasına göre, yazılı şekilde 18 yaşından önce geçen çalışmalarının bu sebeple reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının ve davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacı ve davalılardan D. Eczanesine (Hülya T.'e) iadesine, 17.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy