(4857 S. K. m. 21) (4447 S. K. m. 48)
Davacı, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100.00 YTL işsizlik ödeneğinin kanuni faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Özlem Hatiboğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dava, iş akdinin işverence haksız feshi sebebiyle hak kazanılan işsizlik ödeneğinin şimdilik 100 YTL'lik kısmının başvuru gününden itibaren işleyecek kanuni faizi ile davalıdan tahsiline ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafından işveren aleyhine açılan işe iade davası sonucunda, iş akdinin işverence haksız feshinin tespitine dair verilen kararın, davacıya tebliğinden sonra, davacının davalı Kuruma ödenek talebi ile yeniden başvurmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4857 s. İş Yasasının 21/5. maddesi uyarınca; işçi, kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren on işgünü içerisinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içerisinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren yalnızca bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur. Anılan madde uyarınca feshin geçerli nedene dayanmadığı konusunda kesinleşen mahkeme kararına rağmen işçinin süresi içerisinde işe başlamak için işverene başvurmamasına, geçerli feshin hukuki sonuçları bağlandığından bu halde işçi yukarda belirtildiği gibi yalnızca koşulları varsa ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanır. Buna karşılık İK. 21/1 ve 3'de yer alan iş güvencesi tazminatı ile en çok dört aya kadar boşta kaldığı sürelere ait ücretini talep edemez (Prof Dr Sayılı Süzek, İş Hukuku 2005 Baskı Sy 481-882).
Öte yandan 4447 s. İşsizlik Sigortası Yasasının 48. maddesi uyarınca, işsizlik ödeneğine hak kazanabilmek için, iş akdinin fesih gününden itibaren 30 tarih içerisinde Kuruma doğrudan başvurulması gereklidir.
Somut olayda; davacının iş akdinin 15.09.2004 gününde sona erdiği ve takip eden 30 tarih içinde, 29.09.2004 gününde davacı tarafından Kuruma başvurulduğu anlaşılmaktadır. 4447 s. Yasanın 48. maddesinde düzenlenen başvuru şartını yerine getirmesi karşısında, sigortalı işsizin, 4447 s. Kanunla verilen haklardan yararlanabilmesi için; anılan kanunda yer almayan, 4857 s. Kanunda düzenlenmiş olan ve iş güvencesi ile boşta geçen günlere ait ücret alacağı yönünden talepte bulunabilmesine ait bir başvuru şartı ve süresini düzenleyen 21. maddesinin uygulanması, sair bir anlatımla 4447 s. Kanunda yer almayan bir başvuru şartının kıyasen getirilmesinin olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, davanın esasına girilerek toplanacak deliller uyarınca varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 11.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy