(1086 S. K. m. 459) (506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde, 01.08.2001 - 11.05.2003 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığını belirterek, Kurum'a bildirilmeyen sürenin tespitini istemiştir.
Karar: Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Aydın E. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1 - Davacının Çaldıran olan soyadının, karar başlığında Çaldırılan olarak yazılmış olması, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 459. maddesi gereğince her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, bozma nedeni yapılmamıştır.
2 - Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır.
Davalı için, uyuşmazlık konusu dönemlerde, 01.04.2002 - 30.06.2002 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinden 90 gün, 24.08.2002-01.05.2003 tarihleri arasında ise, davalı işveren şirketin ortağı olduğu anlaşılan dava dışı Azalettin A.'a ait inşaat işyerinden 218 günlük sigorta bildirimi yapıldığı görülmüştür. Davacı, uyuşmazlık konusu dönemin tamamında davalı şirkete ait kuyumculuk işyerinde çalıştığını belirtmiş, İşveren vekili olarak, davalı Kurum müfettişine beyanda bulunan Tahir Y. da, davacının, inşaat işyerinde çalışmadığım söylemiştir.
Bu durumda yapılacak iş; öncelikle iddia edilen dönemde böyle bir işyerinin mevcut ve faal olup olmadığı, yöntemince araştırılıp saptanmalı, tespite konu çalışmalara ilişkin olarak -varsa- işveren nezdindeki belgeler getirtilmeli; işbu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın kendisine aidiyeti sigortalı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan, yine, sigortalıca hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanmalı; bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği, ya da, bildirim dışı kaldığı hususu gereğince yeterince araştırılmalı; yukarıda öngörülen nitelikte yazılı belge ibraz olunmayan çalışma süreleri yönünden ise, o dönemde sigortalı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu ve benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; yargılama aşamasında dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, işyerinin kapsamı kapasite ve niteliği nazara alınmalı; bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılmalı, davalı işyerinin 2002 yılı için hazırlattığı takvimli reklam broşüründe davacının fotoğrafının bulunmasının, çalışma olgusunun 2002 yılı öncesinde başladığını göstereceği hususu gözetilerek, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
3 - Kabule göre de, ret sebebi aynı olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 23.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy