(506 S. K. m. 62, 98)
Dava: Davacı, tüfe artış oranlarının yaşlılık aylıklarına tam yansıtılmaması sebebiyle şimdilik 10 YTL'nin 2000 yılı Ocak ayından itibaren en yüksek işletme kredi faizi ile tahsilini istemiştir.
Mahkeme, tüfe farklarının aylığa yansıtılmamasından doğan bir alacak olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ebru Pakin Akın tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Yasanın 98. maddesi hükmüyle sigortalı veya hak sahiplerine bağlanacak gelir ve aylıkların ödeme tarihlerini belirlemeye yetkili kılınan Bakanlar Kurulu'nun, bu yetkiye dayanarak çıkardığı ve 05.03.1999 gün ve 23630 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 19.02.1999 gün ve 99/12473 sayılı kararname eki kararda; Mart/1999 ödeme döneminden başlayarak, gelir ve aylıkların tahsis numarasının son rakamına göre her ayın 19, 21, 22, 23. gününde birer aylık dönemlerde ve peşin ödeneceği hükme bağlanmış olmasına karşın; 506 sayılı yasanın aylığın başlangıcını belirleyen 62. maddesindeki .. aybaşından başlayarak yaşlılık aylığı bağlanır hükmündeki aybaşı kavramının ödemelerde kolaylık sağlaması için idari nedenlerle belirlenen aylık ödeme tarihini değil, takvim ayı başını ifade ettiği ve normlar hiyerarşisi göz önünde tutulduğunda, aynı yasanın Ek-38 maddesinde belirtilen, Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan bir önceki aya ait TÜFE artış oranı gözetilerek aylıkların tespitinde de, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen ödeme tarihleri yerine, ayın birinci takvim gününün esas alınması, yasa ve konuya ilişkin yerleşik içtihatların gereğidir.
4447 sayılı Yasa uyarınca 01.01.2000 tarihinde yürürlüğe giren Ek-38.maddedeki düzenlemenin 4759 sayılı Yasanın 2. maddesi ile değişikliğe uğrayarak, bağlanan gelir ve aylıklar ile geçici 76. maddeye göre yapılan telafi edici ödemelere, her ay ödeme tarihlerinde bir önceki aya göre TÜFE artış oranının yansıtılacağının belirlenmiş olması karşısında, davacının aylıklarına 01.01.2000-01.06.2002 tarihleri arasındaki dönemde, takvim ayının birinci günü yani aybaşı yerine, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen ödeme gününe göre TÜFE oranlarının yansıtılmasından kaynaklanan hak kaybının hesabında, söz konusu dönemde davacıya fiilen yapılan aylık ödemelerine ilişkin Kurum'un sunduğu bilgilerin yanında, anılan dönem için takvim ayının ilk günü esas alınarak yapılacak hesaplama uyarınca belirlenecek tutarın karşılaştırılması sonucunda belirlenecek farka göre davacının alacak miktarının tespitiyle davalı Kurum'un, Ocak 2000 ayı için yukarıda tanımlanan doğrultuda hesaplanan aylık farkının davacıya ödendiği yolundaki iddiasının dayanağı belgeler de getirtilip, ödemenin tespiti halinde davacının alacak miktarı olarak belirlenen tutardan mahsubu gereklidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yanlış değerlendirilme ile yazılı şekilde karar verilmesi, isabetsizdir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy