(506 S. K. m. 53, 109) (5510 S. K. m. 95)
Dava: Dava, davacının kesilen malullük aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine ve aylıkların yasal faiziyle ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar: Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. P. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Davacının daha önce çalışma gücünün 2/3'ünü kaybettiğine, ancak kontrol muayenesinin yapılmasına karar verildiği, anılan kontrol muayenesi sonucu bu kez Kurum tarafından çalışma gücünün 2/3'ünü kaybetmemiş olduğu sonucuna varıldığı, itiraz üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 19.10.2004 günlü 61-2918 sayılı raporu ile aynı sonuca ulaşılarak itirazın reddedildiği, yargılama aşamasında alınan 04.05.2007 tarihli, 2458 sayılı Adli Tıp Kurumu raporunda ise davacının Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü gereğince, beden çalışma gücünün 2/3'ünü kaybetmiş sayılacağı, başlangıç tarihinin ise 12.07.2001 olduğu sonucuna varıldığı anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasanın 53. maddesine göre, ...Kurum hastanelerince düzenlenecek usulüne uygun sağlık kurulu raporları ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3'ünü yitirdiği Kurumca tespit edilen sigortalı, malullük sigortası bakımından malul sayılır. Sağlık raporları arasında çelişki bulunması durumunda, bu çelişkinin, 109. maddede belirtilen prosedüre uyularak, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan alınacak raporla giderilmesi gereklidir (2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın Sağlık Raporlarının Usul ve Esaslarına dair 95. maddesi). Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan verilecek rapor, Kurum yönünden bağlayıcı olup, davacının bu rapora itirazı halinde, çelişki Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak raporla, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan verilecek rapor ile Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak rapor arasındaki çelişkinin ise Tıp Fakültelerinin ilgili anabilim dalı uzmanlarından oluşturulan kurullarından rapor alınmak suretiyle giderilmelidir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar gözetilip, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması, usule ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy