(6183 S. K. m. 55) (506 S. K. m. 84) (5510 S. K. m. 89)
Dava: Davacı, davalı kuruma ihtirazi kayıtla gecikme faizi ve gecikme faizine faiz ile birlikte prim borcunu ödediği ancak gecikme faizine faiz işletilemeyeceğinden 10.000.00 YTL miktarın tespiti ile iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde 6183 sayılı Yasanın 55. maddesi gereğince 7 günlük itiraz süresi geçtiğinden davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nesrin Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı işverenin, davalı Kuruma prim borcu nedeniyle belirlenen tutarın tahsili için 6183 sayılı Yasa uyarınca yapılan icra takibinde çıkartılan ödeme emrinde gecikme zammına faiz uygulandığını belirterek bu miktarın iadesine karar verilmesi talebi ile açmış olduğu davanın yasal dayanağı, Mülga 506 sayılı Yasanın 84. maddesi olup, 5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 89. maddesinde paralel düzenleme getirilmiştir.
5510 sayılı Yasanın 89. maddesiyle yeniden getirilen yersiz alınan primlerin iadesi hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen işlemlere uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gibi; gerek Özel Hukuk ve gerekse Kamu Hukuku alanında, kural olarak her Kanun, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır; o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanmaz. Bu ilke gereğince davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasanın 84. maddesi gereğince yanlış ve yersiz alınan primlerin alındıkları tarihten itibaren 10 yıl içinde işverenlere geri verileceği hükmü düzenlenmektedir. Madde de açıkça belirtilmemiş olmakla birlikte, yanlış ve yersiz alınan prim kavramına, prime tahakkuk ettirilen gecikme zammı ile faiz işletilmesi de dahil bulunmaktadır. Zira gecikme zammına faiz, prim borcuna bağlı fer'i nitelikte bir borçtur. Hal böyle olunca, davacının 84. maddeden kaynaklanan iş bu davasının mahkemece esasına girilerek incelemesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı şekilde yazılı gerekçe ile hüküm kurulması isabetsizdir.
O halde, davacı Avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy