(1479 S. K. m. 35)
Davacı, yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Kurumca yapılan müfettiş incelemesi sonucu hazırlanan 22.03.2005 tarihli soruşturma raporu neticesinde Kurum kayıtlarında bulunmamasına rağmen sanal ortamda ödenmiş gibi gösterilerek davacının hesabında görünen 08.10.1999 tarihli 30,00 YTL'lik prim ödemesi iptal edilmesi sonucu tahsis talep tarihi itibariyle prim borcu oluşan davacının, 01.05.2002 tarihi itibariyle bağlanan yaşlılık aylığı iptal edilmiş, iş bu dava ile davacı, Kurum işleminin iptalini istemiştir.
Kurum müfettişince düzenlenen, raporda; Sigortalının Kurum görevlisine güvenerek prim ödemesini hesabına yatırması için vermiş olmasının iyiniyetinden ve Kurum personeline güveninden kaynaklandığı sigortalının prim hesabındaki, ödemeleri dikkate alındığında sözkonusu olayda Kurumu dolandırarak, haksız Emekli olmaya yönelik bir kastının olmadığı, diğer yandan adı geçenin güvenini suiistimal eden memur Salih istihdam eden Kurumun da söz konusu işlemde hukuki sorumluluğunun bulunduğu gözönüne alındığında ifadelerine yer verilmiştir. İsabetli olan bu saptama ve tüm dosya, kapsamına göre; davacı, Kurumda çalışan Salih'in kötüniyetli davranışını bilebilecek durumda değildir. Bu nedenle, Kurumca, tesbit ve kabul edilen bu usulsüzlüğün sonuçlarının, durumdan haberdar olmayan ve Salih'in eylemine iştiraki de sözkonusu sigortalıya yükletilmesi hakkaniyete aykırıdır. Kaldı ki, dava konusu 08.10.1999 tarihinde yatırıldığı iddia edilen ve iptale konu olan 30,00 YTL'lik ödeme göz ardı edilse bile, sigortalı bu tarih sonrasında düzenli olarak primlerini ödemek suretiyle iyiniyetini ortaya koymuştur. Kamu idaresine güven ilkesi aynı zamanda kamu görevlilerine de güven duyulmasını gerektirir. Kurum da, Salih'in usulsüzlük ve yolsuzluk yaptığını kabul etmiş ve bu kişi hakkında gerekli yasal yollara müracaat etmiştir. Bu bakımdan olayın asıl sorumlusu sigortalı değil yolsuz işlemi yapan Kurum görevlisi Salih ve onu istihdam eden kurumdur. Öte yandan, 30,00 YTL'lik ödeme kabul edilmese dahi, davacının yatırmış olduğu primlere karşılık gelen sigortalılık süresi diğer şartlarla birlikte tahsis için yeterli ise, bu bile davanın kabulü için yeterlidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durularak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı düşünceler ile, davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 10.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy