(1479 S. K. Ek m. 11)
Dava: Davacı, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000.00 YTL'nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı mirasçıları Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Özlem Hatiboğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, acil olarak kaldırıldığı özel hastanede tedavisi için yapılan giderlerin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı Kurumdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, davacının Kuruma davadan önce başvurusu ve Kurumun reddi, diğer bir ifade ile temerrüdü bulunmadığı, olayda dava açıldığı tarihte, davacının ihlal edilen güncel bir menfaatinin bulunmadığı, ileride ihlal edilmesi mümkün bir hakka dayanılarak dava açılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, 1479 sayılı kanunun Ek 11. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan sağlık sigortası yardımlarından kimlerin yararlanabileceği ve yararlanma koşullarına ilişkin düzenlemelerden kaynaklanmaktadır. Davacının, Kurum aleyhine açtığı bu dava ile, tedavi giderinin Kurumca ödenmesi talebini ve bu yöndeki iradesini Kuruma karşı yazılı biçimde ortaya koymuş bulunmasına ve açılan davaya karşı, davanın reddi talebinde bulunan Kurum tarafından uyuşmazlık çıkarıldığı ve yargılama süresince devam ettirdiğinin açık bulunmasına göre, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu hususunun açık bulunması karşısında, davanın esasına girilerek, yargılama sonucunda toplanacak kanıtların irdelenmesiyle, sigortalının 1479 sayılı Yasanın sağlık sigortası kolundan yardım sağlanmasının mümkün olup olmadığının karara bağlanması gereği gözetilmeksizin eksik araştırma, inceleme ve değerlendirme ile yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı mirasçılarına iadesine, 05.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy