(506 S. K. m. 134) (5521 S. K. m. 5) (1086 S. K. m. 9, 17, 417) (4792 S. K. m. 24)
Dava: Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 02.02.1979 olduğunun ve işe giriş tarihinde bir gün süreyle hizmet akdiyle çalıştığının tespiti ile aksine olan Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Yeşim Sayıldı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava 506 sayılı Kanuna göre Kuruma bildirilmesi gereken hizmetinin tespitine ilişkin olup, aynı kanunun 134. maddesi gereğince iş mahkemesinde görülmesi gerekir. Öte yandan, 506 sayılı Kanunun 134. maddesinde yetki yönünden açık bir hüküm bulunmamasından ötürü, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesi gereğince, dava olunanın ikametgahı mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Yine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye ilişkin 9 ve 17. maddelerinin uygulanması gerekmektedir. Anılan yasanın 9/2. maddesine göre, davalı birden fazla ise, davacının seçimlik hakkı olup, dava bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılabilir.
Somut olayda, süresinde yetki itirazında bulunan davalı işverenin bu itirazı, yukarıdaki esaslar çerçevesinde değerlendirilerek, öncelikle, yetkili mahkemenin tespiti ile, sonucuna karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabule göre de; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 417/1. maddesine göre yargılama harç ve giderlerinde davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm kurulan tarafın sorumlu olduğu ve 4792 sayılı Kanunun 24/c maddesine göre Sosyal Sigortalar Kurumunun harçtan bağışık olduğu gözetilmeksizin karar ve ilam harcının Sosyal Sigortalar Kurumuna tamamlattırılıp bu miktarın yargılama giderlerine dahil edilerek davalıdan tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy