(5510 S. K. m. 50)
Dava: Davacı, 01.02.2006-30.06.2007 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılığa ilişkin prim borçlarını faizsiz ödemesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ayşe Barutcu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, 01.02.2006-30.06.2007 tarihleri arası dönem için tahakkuk ettirilecek isteğe bağlı sigorta priminin gecikme zammı olmaksızın kuruma ödenmesi isteğine ilişkindir. Dava dilekçesinde açıkça belirtilmemiş olsa da, bu talep öncelikle belirtilen dönemde isteğe bağlı sigortalılığın geçerliliğini ve aksine kurum işleminin iptali talebini içermektedir. Kurum ise belirtilen döneme ilişkin primlerin ödenmemiş olması nedeniyle isteğe bağlı sigortalılığa geçerlilik tanımamıştır. Hal böyle olunca davada asıl çözümlenmesi gereken konu belirtilen dönem için isteğe bağlı sigortalılığın geçerli kabul edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Mahkeme, kararında, talebin sadece gecikme zammına ilişkin olduğunu kabul ederek, isteğin reddine karar vermiştir. Bu karar asıl uyuşmazlığı teşkil eden, sigortalılığın geçerliliği konusundaki uyuşmazlığı çözüme kavuşturmamış olmakla yetersiz bulunmuştur.
Mahkemece yapılacak iş, isteğe bağlı sigortalılık isteğini içeren dilekçe üzerine kurumun yanlış adrese tebligat çıkarması ve burada davacı sigortalıya atfedilebilecek bir kusurun bulunmaması nedeniyle, Kurumun gerekli özeni göstermemekten kaynaklanan kusuruna dayanamayacağı dikkate alınarak, bu döneme ilişkin prim borcunun kuruma yatırılması için davacıya mehil verilmesi, primin yatırılması halinde isteğe bağlı sigortalılığa geçerlilik tanımaktan ibaret olup yazılı şekilde eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy