(818 S. K. m. 125, 126) (1479 S. K. m. 70, 78, Ek m. 11)
Dava: Dava, 19.10.2000 tarihli tedavi sırasında uygulanan ve 03.11.2000 tarihli faturaya konu edilen Ave Kroner Stent bedeli olan 1.366,57 TL'nin 04.12.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme, davaya konu para alacağının, Borçlar Kanununun 126/3 üncü maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu ve süresinde zamanaşımı definde bulunulduğunu gerekçe göstererek, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 1479 sayılı Yasanın Ek-11 ve devamı maddeleri olup, gerek anılan madde hükmünde gerekse aynı Yasanın diğer hükümlerinde, sağlık sigortasına ilişkin taleplerin belirli bir süre içerisinde istenmemesi halinde, hakkın düşeceğine ya da zamanaşımına uğrayacağına dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan Yasanın 70. maddesinde öngörülen 5 yıllık ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri, Kurumca açılacak prim alacakları davası ile bu Kanuna dayanılarak açılacak tazminat ve rücu davalarına, aynı yasanın 78/2 nci maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresi ise malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylıklara ilişkin düzenlemeleri içermektedir. Öte yandan, mahkemenin ret gerekçesine dayanak kılınan Borçlar Kanununun 126/3 üncü maddesinin de olaya uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Bu nedenle, uyuşmazlığın, genel zamanaşımına ilişkin Borçlar Kanununun 125 inci maddesindeki düzenleme dikkate alınarak çözümlenmesi gerekmektedir. Anılan maddenin; Bu Kanunda başka suretle hüküm mevcut olmadığı takdirde her dava 10 senelik müruru zamana tabidir hükmü dikkate alındığında, somut olayda zamanaşımı süresi geçmemiş olduğundan, davanın esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy