(6183 S. K. m. 58)
Dava: Davacı, 6183 sayılı Yasa kapsamında düzenlenen iki ayrı ödeme emrinin iptalini talep etmiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı işveren tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava hukuki nitelikçe; 2000/8. aya ait prim ve gecikme zammına ilişkin 21.03.2007 düzenleme tarihli 2007/440 takip no'lu ödeme emri ile aynı aya ait idari para cezası ve gecikme zammına ilişkin 21.03.2007 düzenleme tarihli 2007/439 takip no'lu ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkin olup, mahkeme, prim ve gecikme zammına ilişkin 2007/440 takip no'lu ödeme emrinin iptali istemine yönelik davanın tebliğe müteakip 7 günlük süre içinde açılmadığını gerekçe göstererek davanın reddine, 2007/439 takip no'lu ödeme emrinin konusunun ise idari para cezası olduğundan davacının idare mahkemesinde dava açmasının muhtariyetine biçiminde karar tesis etmiştir.
Prim ve gecikme zammına ilişkin 2007/440 takip no'lu ödeme emrinin diğer ödeme emri gibi 07.04.2007 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi ve 16.05.2007 tarihinde iptali istemiyle açılan bu davanın 6183 Sayılı Yasanın 58. maddesinde öngörülen 7 günlük itiraz süresinin geçmesinden sonra açılması karşısında, söz konusu ödeme emrine yönelik davanın reddine dair mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dava, aynı zamanda 2007/439 takip no'lu ve idari para cezasına ilişkin ödeme emrinin iptali istemine ilişkin olup ve bir önceki ödeme emri gibi anılan ödeme emrinin de davacıya 07.04.2007 tarihinde tebliğ edilmesi karşısında, söz konusu ödeme emrine yönelik davanın dahi anılan yasanın 58. maddesinde öngörülen 7 günlük hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
O halde, davacı işverenin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy