(2926 S. K. m. 6)
Dava: Davacı, 2926 sayılı Yasa kapsamındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 04.02.2002 tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 01.04.2003-30.09.2006 arası dönemde 1260 gün SSK isteğe bağlı prim ödemesi bulunan davacının, 01.09.1986 tarihi itibariyle 2926 sayılı Yasa Kapsamında Kuruma kayıt ve tescil edildiği ve kuruluş kayıtları ile tarımsal faaliyetin bulunmadığına dair 09.04.2002 intikal tarihli terk formuna istinaden de Tarım Bağ-Kur sigortalığının 04.02.2002 tarihinde terkin edildiği anlaşılmaktadır. Gerçekten de, şeker fabrikası ve ofis tarafından ürün teslimatı ve tevkifatının olmadığının, ziraat odası, pancar kooperatifi ve ilgili birlikler tarafından ise kuruluş kaydının bulunmadığının belirtildiği, Jandarma tahkikat tutanağı içeriği ile tanık beyanlarında ise davacının çiftçi olmadığının, çobanlık ve inşaat işçiliği yaptığının ifade edildiği görülmektedir. Öte yandan, İlçe Tarım Müdürlüğü yazısında davacının 2002-2003-2004 yıllarında doğrudan gelir desteği aldığı ifade edilmiştir. Tarım Kredi Kooperatifi kaydının ise 24.01.2002 ve 13.02.2002 tarihinde sona erdiğine dair farklı tarihli yazılar olup, yazı içeriklerindeki çelişki üzerinde durulup bu husus açıklığa kavuşturulmamıştır. Diğer taraftan, Kurumca düzenlenen 16.05.2006 tarihli tutanakta; davacının çiftçi olduğuna dair muhtar beyanı ve tapuda kayıtlı gayrimenkulü dikkate alınarak, ilk terkinin iptal edildiği ve davacının 01.09.1986- devam biçiminde Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayıldığı anlaşılmaktadır.
Davada çözümlenmesi gereken konu, talep döneminde davacının kendi ad ve hesabına tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır. Her ne kadar 2002 yılından itibaren 3 yıl süreyle gelir desteği ödemesi varsa da dosyaya intikal eden sair deliller aksi yönde olup, mahkemenin, tarımsal faaliyetin bulunmadığı yönündeki delilleri gereği gibi tartışıp aradaki çelişkiyi gidermediği ve hükmün eksik incelemeyle tesis edildiği anlaşılmaktadır.
O halde; davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy