(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı vekili; davacının, 01.11.1989-01.06.1993 tarihleri arasında, davalı işveren Rektörlüğe ait işyerinde, hizmet akdine dayalı hasta bakıcı olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, istek aynen hüküm altına alınmıştır.
Karar: Hükmün, tüm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T. Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Davacının, davalı Marmara Üniversitesi Rektörlüğü'nün Döner Sermaye İşletmesi adına tescilli işyerinde 01.06.1993 günü çalışmaya başladığını gösteren işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma verildiği ve anılan tarihten itibaren adına tam gün üzerinden eksiksiz bildirim ve prim ödemelerinin yapıldığı belirgin olup, mahkemece, yürütülen yargılama sonunda tanık anlatımlarına dayanılarak davanın kabulü yönünde karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma ile toplanan kanıtlar hüküm kurmaya elverişli değildir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin onuncu fıkrası olup, bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Özellikle, inceleme konusu davada olduğu gibi, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yeri, Devlet tarafından kanunla kurulan kamu tüzel kişiliğine sahip üniversite niteliğinde ise, anılan işletmelerde çalıştırılanların kayıt dışı istihdam edilmeyecekleri asıldır ve aksi yöndeki iddiaların yazılı belge ve güçlü delillerle kanıtlanması gerekir. Bu bakımdan; çekişme konusu döneme yönelik olarak yazılı kayıt ve belgelerin varlığı araştırılmalı, dört aylık sigorta primleri bordrolarında bildirimi yapılan sigortalıların tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, işyerinde 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında iştirakçi olarak görev yapan kişiler yöntemince belirlenerek dinlenmeli, belirdiği takdirde, tüm tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeli, çalışmanın varlığı ve kesintili olup olmadığı irdelenmeli, çalışmanın kesintili gerçekleştiği saptandığı takdirde yukarıda anılan fıkrada yazılı hak düşürücü süre yönünden değerlendirme yapılmalı, toplanan tüm kanıtlara göre elde edilecek sonuç uyarınca davalı Kurum ile, davalı Rektörlük yönünden uyuşmazlık konusu istem hakkında karar verilmelidir. Bununla birlikte, davada işveren konumunda yer almadığı gibi yasal taraf sıfatı da bulunmayan davalı T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na ilişkin olarak ise; pasif husumet yokluğu nedeniyle, dava reddedilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece sonucu istemin aynen hüküm altına alınması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy