(1479 S. K. Ek Geç. m. 6)
Dava: Davacı, 506 sayılı yasa kapsamındaki sigortalılık süreleri esas alınarak, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (Devredilen Sosyal Sigortalar Kurumu) tarafından bağlanan yaşlılık aylığının geçerli olduğunun ve ödenen aylıklar nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, Tetkik Hakimi A. E. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından, Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacıya, 506 sayılı Yasa kapsamındaki 27.03.1964 - 01.05.1977 tarihleri arasındaki 1571 günlük zorunlu, 01.02.1994 - 30.06.1997 tarihleri arasındaki 1350 günlük isteğe bağlı sigortalılık süreleri ile 720 günlük askerlik borçlanma süresi (toplam 3641 gün) esas alınarak, 01.03.1999 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı; davalı Kurumun davacının, 01.04.1992 - 26.11.1995 tarihleri arası dönemde 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu, buna göre, yaşlılık aylığı tahsis şartlarının gerçekleşmediği gerekçesi ile tahsisi iptal ve ödenen aylıkları borç çıkardığı anlaşılmıştır.
1479 sayılı Yasanın 5754 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değiştirilen ve yürürlükte bulunan Ek Geçici 6. maddesine göre, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar T.C. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinde belirtilen emekli sandıkları ile Kanunla kurulu diğer emekli sandıklarınca kendilerine yaşlılık, malullük veya ölüm aylığı bağlananlar, 1/10/1972 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamı dışında sayılırlar. Ancak, bu Kanuna tabi hizmet süreleri, diğer kurum ve sandıklara bildirilmiş ise bu hizmetler geçerli sayılır.
20.10.1995 tarihli işlemle 01.04.1992 - 26.11.1995 tarihleri arası dönem için 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak tescil edilen ve primleri 29.02.2002 - 25.10.2004 tarihleri arasında ödeyen; 506 sayılı Yasa kapsamındaki hizmetleri ile 01.03.1999 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanırken Bağ-Kur hizmetleri bildirilmeyen davacının, 1479 sayılı Yasanın 5754 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değiştirilen ve yürürlükte bulunan Ek Geçici 6. maddesine göre, 1479 sayılı Yasa kapsamı dışında bulunduğu, buna göre, 506 sayılı Yasa kapsamındaki yaşlılık aylığı tahsisine esas sigortalılık süreleri ile davalı Kurum'un yaşlılık aylığı tahsis işleminin başlangıçtan itibaren geçerli olduğu anlaşıldığından, davanın kabulü yerine, reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy