(1479 S. K. Ek m. 12)
Dava: Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile borçlu bulunmadığının ve sağlık karnesi kullanımına müstahak olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Aydın Eser tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, 02.01.1989 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olan davacının, 2001 yılında muvazaalı olarak boşandığını iddia ettiği ve 29.08.2003 tarihinde yeniden evlendiği, dava dışı eşi Nadiye'nin, boşanmış oldukları dönemde sağlık sigortasından yararlanması nedeniyle, Kurumun borç çıkarma işleminin iptali, borçlu olmadığının ve eşin de sağlık sigortasından yararlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava dışı eşin 04.10.2000 tarihinden itibaren kendi sigortalılığının bulunduğu, 01.07.2001 tarihinden itibaren kendi sigortalılığı nedeniyle sağlık sigortasından yararlanmaya hak kazandığı, prim borçlarını 17.09.2003 tarihinde ödediği, bu durumda Kurum'un zararının bulunmadığı gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı ile eşi Nadiye, 09.12.1982 tarihinde evlenmişler, Bafra Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.04.2002 tarihinde kesinleşen, 25.12.2001 tarih ve 517 Esas 496 Karar sayılı kararı ile boşanmışlar, 29.08.2003 tarihinde yeniden evlenmişlerdir.
Davacı, 02.01.1989 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olup; eşinin, boşanma kararının kesinleştiği 17.04.2002 tarihi ile yeniden evlendikleri 29.08.2003 tarihleri arasındaki dönemde, davacının sağlık sigortasından yararlanması mümkün değildir.
Davacının eşi Nadiye, limited şirket ortaklığı nedeniyle 04.10.2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı ise de; boşanma kararının kesinleştiği 2002 yılı 4. ayında 683,64 YTL, yeniden evlendikleri 2003 yılı 8. ayında 2764,38 YTL prim borcu bulunmakta olup, prim borçlarını 15.09.2003 tarihinde ödediği anlaşıldığından, anılan Yasa'nın ek 12. maddesi ile kendi sigortalılığı nedeniyle, 01.07.2001 tarihinden itibaren sağlık sigortasından yararlanması olanaklı değildir.
Mahkemece, davacının eşi için, boşanma kararının kesinleştiği 17.04.2002 tarihi ile yeniden evlendikleri 29.08.2003 tarihleri arasındaki dönemde yapılan sağlık giderleri araştırılıp, dava konusu alacak miktarının bu dönemde yapılan tedavi harcamalarına dayalı olup-olmadığı Kurum'dan sorularak tespit edilmeli, boşanma kararının kesinleşmesinden önce tahakkuk etmiş sağlık harcaması söz konusu ise davacı ile eşi Nadiye arasında geçerli bir evlilik bağı bulunması nedeniyle, eşe yapılan sağlık yardımlarının Kurum tarafından karşılanması gerektiğinden, bu takdirde davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy