(506 S. K. m. 99, 128, Geç. m. 20)
Dava: Davacı, davalı Emekli Sandığı'nca ödenmeyen 1.000,00 YTL emekli ikramiyesi ve emekli maaşı alacaklarının işten çıkarma tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Karar: Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davada uyuşmazlık Türk Dış Ticaret Bankası Güvenlik Vakfı üyesi iken iş akdi feshedilen ve 13.08.1999 tarihine kadar ödediği primleri davalı vakıf tarafından iade edilen ve yine isteğe bağlı olma yönündeki talebi davalı tarafından işten çıkarılma gerekçesi ile reddedilen davacıya vakıf senedi hükümlerine göre yaşlılık aylığı bağlanması ve ikramiye ödenmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, iş ilişkisinin sona ermesi üzerine isteğe bağlı üyelik talebinin Vakıf Yönetim Kurulu kararı ile reddinden sonra herhangi bir hukuki girişimde bulunmadığı gibi, Vakıf Senedi hükümlerine göre kesenekleri geri almak suretiyle 13.08.1999 tarihinde vakıfla ilişkisini kesmiş ve dava tarihine kadar Vakıf senedinin 29. maddesindeki 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğundan bahisle emeklilik aylığı ve toptan ödemeye hak kazanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten söz konusu madde de Vakıf senedinde aksine madde bulunmadıkça doğacak haklar, hakkı doğuran olay tarihinden başlayarak 5 yıl içinde istenmezse düşer. denilmektedir. 506 Sayılı Yasanın 99. maddesinde de benzer düzenleme yer almakta olup Vakıf Senedinin 29. maddesi, 506 Sayılı Kanunun anılan maddesi ile birlikte yorumlandığında, söz konusu hükmün, doğan, yani tahakkuk eden hakların 5 yıl içinde istenmemesi halinde düşeceğine ilişkin bulunduğu açıktır. İş bu davada ise; tahakkuk etmiş alacağın tahsili değil hakkın varlığının tespiti istenmektedir. Bir başka ifade ile dava, davacının ilgili vakıf senedi hükümlerine göre yaşlılık aylığına ve ikramiyeye hak kazandığının tespiti istemine ilişkin olup, böyle bir talebin, maddeye yanlış anlam verilerek hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesi, davacının sosyal güvenlik hakkından mahrum bırakılması anlamını taşır ki, ona hukuk sistemimiz hiçbir şekilde cevaz vermez.
Davalı Vakfın hukuki niteliğinin tespiti açısından ise, 506 Sayılı Yasanın 128. maddesi anlamında bir sandık mı, yoksa 506 Sayılı Yasanın Geçici 20. maddesi anlamında bir sandık mı olduğu hususu üzerinde durularak, davalı vakfın; işyerinde çalışan sigortalılar tarafından, herhangi bir ad altında borç vermek, emekli aylığı bağlamak ve üyelerine her türlü yardımları yapmak amacıyla kurulmuş bir yardım sandığı (munzam sandık) ise anılan yasanın 128. maddesi kapsamında kaldığı; bağlı bulundukları Banka, Sigorta Şirketi, Ticaret ve Sanayi Odası gibi kuruluşların personeli hakkında yasanını düzenleme alanı içinde Sosyal Sigortalar Kurumunun yüklediği görevleri, sağladığı hakları o düzey altına düşmemek üzere yüklenmiş; bu alanda Sosyal Sigortalar Kurumu yerine geçen özel türde, kanunla kurulu sosyal güvenlik kuruluşları niteliğinde ise, Geçici 20. madde kapsamındaki emekli sandığı niteliğinde olduğu hususları gözetilmek suretiyle öncelikle davalı Vakfın niteliği belirlenmeli, daha sonra yaşlılık aylığı ve ikramiye alacakları yönünden davacının daha önce davalı Banka aleyhine açmış olduğu ve kesinleşen davasında, davacının iş akdinin feshini gerektiren şekilde bir kusurunun bulunmadığı, kötü niyetli olmadığı kanaati ile kıdem ve ihbar tazminatına hükmedildiği anlaşılmakla Vakıf senedi hükümleri, ilgili yönetmelik hükümleri ile 506 Sayılı Yasanın ilgili hükümleri dikkate alınarak davacının tüm hizmetleri değerlendirilmeli ve dayanakları gösterilmek suretiyle talep konusunda inceleme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy