(5458 S. K. m. 2)
Dava: Davacı, 5458 sayılı Yasanın tanıdığı prim borçlarının yeniden yapılandırılması olanağından yararlandırılmasına dair başvurusunun süresinde olduğunun ve ardından yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile aksine olan Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Y. S. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 01.10.1972 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalı olarak tescili yapılan davacı, Kuruma verdiği 05.05.2006 tarihli dilekçesiyle, 5458 sayılı Kanundan yararlanmak istediğini ve peşin ödeme yapacağını belirterek borç yapılandırma listesinin çıkarılmasını talep etmiştir. Davacının, yasal süre içinde yaptığı bu talep, Kurum tarafından kabul görmüş ve borç miktarı bildirilmiştir. Davacı, Kuruma intikal eden 09.05.2006 tarihli dilekçesiyle, bildirilen miktar yönünden itirazda bulunarak davalı Kurumdan düzeltme yapılmasını istemiştir. Davacının belirlenen borç miktarına ilişkin itirazı dahi yasal süre içinde olduğu halde, Kurum bu başvuruya cevap vermemiş ise de; 05.05.2006 tarihli Sigortalıların 2006 Yapılandırma Görüntülemesi olarak adlandırılan belgede (bilgisayar çıktısında) bildirilen miktarın 7.500, 00 YTL.sı süresi içinde (30.06.2006, 11.07.2006 ve 31.07.2006 tarihli makbuzlarla) Kurum hesabına yatırılmıştır. Davalı Kurum ise, son başvuru tarihi olan 31.07.2006 tarihine kadar şahsen başvurarak taahhütname imzalamadığından, davacının 5458 sayılı Kanundan yararlanma hakkının bulunmadığını ileri sürmektedir.
22.02.2006 tarih, 5458 sayılı, Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesi, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre, 31.03.2005 tarihine kadar tahakkuk ettiği halde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe tadar ödenmemiş olan prim ve sosyal güvenlik destek primi borçları; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içerisinde Kuruma yazılı olarak başvurmak şartıyla, prim asıllarına ödeme süresinin bitiminden itibaren 31.12.1998 tarihine kadar uygulanan oranlara göre gecikme zammı hesaplanmak; 01.01.1999 tarihinden 31.12.2004 tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan toptan eşya fiyat endeksi (TEFE) aylık değişim oranı; 01.01.2005 tarihinden yeniden yapılandırma başvurusunun yapıldığı tarihten önceki ayın sonuna kadar ise Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan üretici fiyat endeksi (ÜFE) aylık değişim oranı uygulanmak suretiyle, bu madde ve 3 üncü madde hükümlerine göre yeniden yapılandırılır. Ancak, bu suretle hesaplanan borç yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre hesaplanan borç tutarından fazla olamaz. düzenlemesini getirmiş; 04.03.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Kanunun 17. maddesi ise, Bu Kanun yayımını takip eden ayın ilk gününde yürürlüğe girer. Hükmüne, 3. maddesi de, peşin ödeme hususuna yer vermiş olup, davacının prim borcunun yeniden yapılandırılması hakkından yararlanma konusunda, yasal süre içerisinde kuruma başvurduğu ve peşin ödeme yapıldığı kabul edilen süre içinde 7.500, 00 YTL. ödemede bulunduğu dosya kapsamıyla belirgindir.
Yapılandırma sonucu belirlenen borç miktarına yasal süre içinde yapılan itirazın cevapsız bırakılması, buna rağmen bir kısım ödemede bulunulmuş olması karşısında, Kurumun belirttiği gerekçe, davacının 5458 sayılı Yasanın prim borçları yönünden sağladığı yeniden yapılandırma hakkından yararlanmasına engel oluşturamayacaktır. Aksinin kabulü, yasal yükümlüğüne karşın sigortalının prim borçlarını hesaplayıp tahsile yönelmeyen davalı Kurumun, kendi hatasından yararlanması sonucunu doğuracağı gibi; borcunun hesaplanıp bildirilmesini yasal sürede isteyen sigortalının bu haktan yararlanması engellenmek suretiyle, kişilerin yasa önünde eşit işleme tabi tutulması anayasal gereğine de aykırı davranılmış olacaktır. 5458 sayılı Yasanın öngördüğü sürede prim borcunun yeniden yapılandırılması hakkından yararlanma iradesini başvuruda bulunarak ortaya koyan davacının, anılan Yasa kapsamındaki döneme ilişkin prim borcu nedeniyle bu olanaktan yararlanması gereğine hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy