(1479 S. K. m. 63) (2926 S. K. m. 47, Ek m. 3)
Dava: Davacı Bağ-Kur, trafik kazası sonucu yaralanan hak sahibi çocuğa ödenen tedavi giderinin tamamının davalı araç maliki R., davalı traktör sürücüsü İ. ve hak sahibi çocuğun anneannesi olup römorkta çocukla birlikte yolcu olarak bulunan davalı S.'dan rücuan tahsilini istemiştir.
Mahkeme, davalı S.'ı %100 kusurlu bulan bilirkişi raporunu esas alarak, S. hakkındaki davanın istek gibi kabulüne, araç maliki ile davadan sonra ölen davalı sürücü İ.'in davaya dahil edilen mirasçıları hakkındaki davaların reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, hak sahibi çocuğa yapılan 2110 TL tutarındaki tedavi giderinin %100'ünün 1479 Sayılı Yasanın 63. maddesine göre davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Zararlandırıcı sigorta olayının, büyükannesi davalı S.'la birlikte traktörün römorkunda yolcu olarak bulunan kurum sigortalısı H. U.'un 4 yaşındaki çocuğu Ş. U.'un, römorktan düşüp yaralanması biçiminde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Hükme dayanak kılınan 13.03.2008 tarihli bilirkişi raporunda; davalı S.'ın 4 yaşındaki çocuğun seyahat güvenliğinin sağlanması yönünde yeterli ihtimamı göstermediği gerekçesiyle tamamen kusurlu olduğu, araç maliki davalı R. ile sürücü İ.'in olayın cereyan tarzı itibariyle herhangi bir kural ihlallerinin bulunmadığı ve anılan kişilere kusur izafe edilemeyeceği belirtilmiştir.
Bilirkişi raporuna dayalı olarak, davalılardan sadece S. U.'un sorumluluğuna dair tesis edilen mahkeme hükmü isabetsiz bulunmuştur. Sürücünün trafik kurallarına uygun davranması ve yolcuların can güvenliği ile ilgili tedbirleri alması gerekir. Ayrıca, işleten R. hakkında verilen ret kararı da yerinde değildir. Kabule göre de faiz başlangıcının gösterilip ancak yasal faiz ibaresinin hükme eklenmemesi isabetli görülmemiştir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde yargılama yapılıp, yeniden alınacak kusur raporu ile davalıların kusur oran ve aidiyetleri saptanıp irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Kuşkusuz, hak sahipliğinin 2926 Sayılı Yasaya dayalı Tarım Bağ-Kur sigortalılığından kaynaklanması, kaza tarihinin 30.10.2001 tarihi olup 4956 sayılı Kanunun 54. maddesi ile 2926 sayılı Kanuna eklenen ek-3. maddenin 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle, davanın yasal dayanağının 2926 Sayılı Kanunun 47. maddesi olması; anılan maddede ise, kusura dayalı özel bir sorumluluk hali öngörülmüş olup işletenin kusursuz sorumluluğu yönünde herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiş olması karşısında; davalı R., işleten sıfatına haiz olsa da kusuru saptanmadıkça , sürücü kusuruna dayalı olarak kusursuz sorumluluğuna gidilemeyeceği gözden uzak tutulmamalıdır.
O halde; davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmadır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA gününde oybirliği ile karar verildi. 09.03.2010 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy