(5510 S. K. Geç. m. 7) (506 S. K. m. 6, 79)
Dava: Davacı davalılardan işverenlere ait işyerinde 22.07.2002-25.01.2005 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan SGK vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davanın yasal dayanağı, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Çalışma olgusunun her türlü delille ispatı mümkün ise de; mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile tanıkların soyut düzeyde kalan anlatımıyla yetinilerek 22.07.2002-19.11.2004 tarihleri arasında M. S.'ya, 20.11.2004-08.12.2004tarihleri arasında İ. C.'e ait işyerinde sürekli çalışmaya hükmetmiş olması isabetli bulunmamıştır.
Davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; davacının sürekli çalışma iddiasının, re'sen kanıt toplanabileceği yönü de gözetilerek araştırılması; işyerinin un deposu olması dikkate alınarak belediye ve zabıtaca yapılan denetimlerin bulunup bulunmadığı, söz konusu işyerinin hangi tarihte ve kim tarafından açıldığına dair ruhsat ve vergi kayıtları araştırılmalı, 05.02.2004 tarihli davacına adına düzenlenmiş trafik ceza tutanağındaki 32 AR 990 plakalı aracın trafik kaydı ile davacının davalılara ait 07 D 990 ve 07 D 3496 plakalı araçlar ile un dağıtım, indirme ve tahsilat yaptığını beyan etmesi karşısında bu araçlara ait trafik kayıtları celbedilerek, söz konusu araçların dava konusu dönemde kim adına kayıtlı oldukları tespit edilmeli, davacının sürücü belgesinin olup olmadığı, bu araçları kullanırken davacı adına düzenlenmiş trafik ceza tutanaklarının bulunup bulunmadığı, un dağıtımının yapıldığı kişi ya da kuruluşlar adına düzenlenmiş fatura, irsaliye gibi belgelerde davacının adının veya imzasının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, işyerine ait motosiklet ile kaza yaptığını bildirdiğinden söz konusu kazaya dair hazırlık evrakları celbedilmeli, çalışma süresinin tümü yönünden beyanda bulunabilecek birlikte çalışan, komşu işyeri, un dağıtımının yapıldığı işyeri çalışan veya işverenleri arasından belirlenecek tanıkların beyanına başvurularak, bilgilerinin dayanakları dosyaya yansıtılmalı, her tür kanıttan yararlanmak suretiyle, çalışma iddiası hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya konularak sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılardan SGK Başkanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına, 02.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy