(1479 S. K. m. 70, Ek. m. 18) (Bağ-Kur Sağlık Sigortası Yardımları Yönetmeliği m. 17)
Dava: Dava, davacı kuruma fatura edilen ve protokol kayıtları olmayan reçete bedellerinin faizi ile tazmini istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde yetkisizlik kararı vermiştir.
Karar: Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ş. A. D. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce, yargılamanın her aşamasında re'sen ele alınması gereken bir husustur.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikte özel mahkemelerdir. 1479 sayılı Kanunun 70 inci maddesi, bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğini kurala bağlamıştır.
Somut olayda; mahkemenin görevini belirlerken, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığına bakmak gerekir.
Sağlık sigortası kapsamında sigortalı ve hak sahiplerine sağlık hizmeti sunmakta olan Bağ-Kur, 1479 Sayılı Kanunun Ek 18 inci maddesi ve buna dayanılarak çıkarılan Sağlık Sigortası Yardımları Yönetmeliğinin 17 nci maddesi hükmü gereğince eczanelerle sözleşme imzalayarak ilaç temin etmektedir.
Somut olayda; uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılıktan kaynaklandığı belirgindir. Hal böyle olunca; davada 1479 Sayılı Kanunun uygulanmasından kaynaklandığını ortaya koyacak yasada başkaca bir hüküm de mevcut değildir. Aksine, eldeki davanın yasal dayanağı Borçlar Kanunu olduğundan, davanın iş mahkemesinde değil, genel mahkemede görülmesi gerekir. Uygulamada, gerek, Dairemiz ve gerekse konu ile ilgili 13 üncü Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu Kararları bu yöndedir.
Açıklanan sebeplerle, mahkemenin görevsizlik kararı vererek usul hükümlerine göre görevli mahkemeyi belirlemek üzere merci tayini yoluna gitmesi gerekirken, işin esasına girerek, yazılı şekilde karar vermesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum Avukatı ve davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy