(506 S. K. m. 53, 54, 56) (5510 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Davacı, malul olduğunun ve 07.09.2004 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlanmasına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamda belirtildiği şekilde; davacının, malul olduğunun ve 01.10.2004 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlanmasına hak kazandığının tespitine karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Batman Devlet Hastanesinin 30.04.2003 tarihli raporuna göre; malullük aylığı bağlanmasını istediği 07.09.2004 tarihi itibariyle çalışma gücünün 2/3'ünü yitirdiği ve malul olduğu belirgin olan davacının; 26.06.1987 - 31.10.1994 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu 927 gün; 01.07.2003 - 31.03.2004 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı 270 gün ve 26.11.1992 - 05.06.1994 tarihleri arasında yaptığı 549 gün askerlik hizmetini borçlanmasıyla birlikte toplam 1746 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 1. maddesi uyarınca davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 54. maddesine göre; Sigortalının, malullük aylığından yararlanabilmesi için: a- 53. maddeye göre malul sayılması, b- Toplam olarak 1800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması, şarttır. düzenlemesi gereği olarak; 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmayan ve 17 yıl 2 ay 11 gün sigortalı olup, sigortalılık süresinin her yılı için ortalama olarak 180 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olma şartını da yerine getiremeyen davacıya, malullük aylığı bağlanması mümkün değildir.
Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş; usul ekonomisi ilkesi gözetilerek, davanın açıldığı tarihten sonra davacının; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeyip ödemediği araştırılarak, yukarıda açıklanan 54. maddede düzenlenen şartları dava açıldıktan sonra yerine getirdiğinin belirlenmesi halinde; 506 sayılı Kanunun 56. maddesi gözetilerek anılan şartların oluştuğu tarihi takip eden aybaşından itibaren davacıya malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi; aksi durumda davacının bu isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabule göre; 20.05.2006 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun 36. maddesinde yazılı olan İlgili kanunlarda yer verilmemiş olsa dahi, ... Kurumun taraf olduğu davalar, icra kovuşturmaları ile ilamlar, ... damga vergisi ve harçlar ile belediyelerde yürütülecek her türlü hizmet karşılığı alınan ücret ve katılım payından müstesnadır hükmü gereğince harçtan müstesna olduğu gözetilmeksizin, başvuru harcı ve peşin harcın yargılama masrafına eklenmek suretiyle davalı Kurumun harçtan sorumlu olduğuna karar verilmiş olması, isabetsiz bulunmuştur.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy